KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/2234 E., 2023/6144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1722 Esas, 2022/93Karar
- Dava tarihi
- 02.05.2018
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2018/159 E., 2019/36 K.
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 396 sicil numarası ile tescilli olan kuru yük gemisinin 2008-2009 tarihlerinde bir yıl süre ile yurtdışında kurulu olan ... ... Company şirketine çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiraya verildiğini, bir yıl boyunca Türk bayrağından terkin edilerek Panama bayrağının çekildiğini, gemiye 13.09.2008 tarihinde yükleme yapıldığı sırada Derince Limanında battığını, enkazının ...
Gemi Kurtarma ve Denizcilik firması tarafından parçalara kesilerek çıkarıldığını, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde gemi sicil defterinin incelenmesinden gemi üzerinde Hisar Vergi Dairesinin 09.01.2014 tarihli 733 sayılı yazısı gereğince haciz şerhi bulunduğunun görüldüğünü, Bağlama Kütüğü Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin b bendi uyarınca geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendirilmiş olması nedeni ile geminin sicilden terkini için İstanbul Liman Başkanlığına müracaat edildiğini, ancak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini,
gemi battıktan sonra denizden çıkarılan enkazının kesilerek hurdaya gönderildiğini, ancak sicil kaydı silinmediğinden vergi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, geminin 13.09.2008 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; idare aleyhine Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davası açıldığı ancak ortada herhangi bir Gemi Sicil Memurluğu kararının bulunmadığını, batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıların Kocaeli Liman Başkanlığından temin edilerek ibrazı gerektiğinin gemi donatanına ikaz edilmesine rağmen buna ilişkin belge ibraz edilmediğini, ayrıca gemi üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğini, bu nedenle geminin sicilden terkin edilmesine ilişkin talep konusunda henüz bir karar verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 965 nci maddesinde geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybetmesi halinde talep üzerine sicilden kaydının silinebileceği, 993 üncü maddesinde de Gemi Sicil Memurlukları tarafından verilen kararlara karşı ilgililerin 8 gün içerisinde başvuruda bulunabilecekleri, davacının batan geminin sicilden terkini için sicile başvuruda bulunduğu, ancak Sicil Memurluğu tarafından taleple ilgili henüz bir karar verilmediği, Gemi Sicil Memurluğu tarafından verilmiş bir karar olmadığından davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kuru yük gemisinin 13.09.2008 tarihinde yükleme yapıldığı sırada Derince Limanında battığını, enkazın çıkarılarak parçaları kesilmek suretiyle hurdaya verildiğini, geminin tamirinin mümkün olmadığının resmi makamlarca belgelendiğini, geminin sicilden terkini için İstanbul Liman Başkanlığına 25.01.2018 tarihinde yaptığı başvuruya yanıt verilmediğini, bu nedenle bu davanın açıldığını, başvuru sonrasında 4 ay beklediklerini, makul süre içerisinde bir karar verilmediğini, bu nedenle davanın erken açıldığının kabulünün mümkün olmadığını,
6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesi gereğince geminin kurtarılamaz şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesinin sicilden terkin için yeterli olduğunu, Sicil Memurluğunca taleplerine yanıt verilmemesinin, talebin reddini gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından geminin sicilden terkini için başvuru yapılmışsa da, Sicil Müdürlüğünce davacı taraftan batan geminin çıkarılıp sökülerek hurda haline getirildiğine dair rapor ve yazıları ibraz etmesi, gemi sicil kaydında mevcut takyidatların kaldırılarak eksik belgelerin ibrazının talep edildiği, davacı tarafça eksik evraklar ibraz edilerek sicilden terkin işlemini yapması gerekirken kayıtların ibraz edilmediği, ayrıca gemi üzerinde bulunan takyidatların da kaldırılmadığı,
bu nedenle terkin istemi hakkında henüz bir karar verilmediği , Yasada istem karşısında sicilin belli bir süre işlem yapmaması halinde istemin reddedilmiş sayılacağına dair de bir hüküm bulunmadığı, Gemi Sicil Müdürlüğünce verilmiş bir karar bulunmamakla, Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkin dava açılması mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 993 üncü maddesi yollamasıyla 34 üncü maddesine dayalı Gemi Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 993 ve 995 inci maddeleri
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2234, K. 2023/6144, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama