KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3731 E., 2023/7710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/937 Esas, 2022/273 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/368 E., 2018/182 K.
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "Dijital Ramazan Paketi" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/30281 kod numarasını alan başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili Şirketin İngiltere’de kurulan ilk GSM operatörü olduğunu, dünyanın 5 kıtasında, 32 ülkede GSM operatörlüğü yapan dünyanın en büyük GSM operatörlerinden biri bulunduğunu,
müvekkili Şirketin küresel tecrübeleri ile en yeni hizmet ve teknolojileri Türkiye’deki abonelerinin hizmetine sunduğunu, bir markanın birden fazla unsurdan oluşması durumunda markanın bütününün bıraktığı izlenime bakılması gerektiğini, işaretin ayırt ediciliğinin tescili istenen mal ve hizmetler açısından değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının aksine başvurusu yapılan ibarenin bir bütün olarak müvekkili tarafından yaratılan özgün bir marka olduğunu, başvurusu yapılan ibarenin,
Ramazan ayına özgü ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tüketici ihtiyaçları gözetilerek oluşturulmuş bir kelime kombinasyonundan oluştuğunu ve yeni bir kavram niteliği taşıdığını, başvuru konusu markanın bir slogan markası olduğunu ve ayırt edicilik taşıdığını, Avrupa Adalet Divanına göre slogan markalarının katı inceleme kriterlerine tabi tutulmaması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, aldatıcı ve yanıltıcı olmayan, duygu sömürüsüne yeltenmeyen, hitap ettiği müşteri çevresini istismar etmeyen marka sloganlarının, hukuka aykırılık teşkil etmediğini, bu nedenle Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek,
YİDK'in 2017-M-6277 sayılı kararının iptaline, başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici nitelik taşımadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvurunun "DİJİTAL RAMAZAN PAKETİ" ibaresinden oluştuğu, "Dijital" kelimesinin, "verilerin bir ekran üzerinde elektronik olarak gösterilmesi" anlamına geldiği, bu nedenle başvurusu yapılan ibarenin, elektronik olarak sunulan ya da elektronik ortam için sunulan Ramazan paketi anlamında kullanıldığı, Ramazan ayının, müslümanların oruç tutmakla mükellef bulunduğu ay olduğu,
bu ayda bakkal ve marketlerin oruç tutan kişilerin iftar ve sahur vaktinde tüketmeyi tercih edecekleri gıda ürünlerini, hazır olarak bir arada sunduğu paketleri satışa sunmaya başladıkları, bir mal/hizmetin halk arasında elektronik yollarla ya da elektronik ortam için sunulduğunu açıklayan bir terim olarak kullanılan dijital kelimesinin, "ramazan paketi" ibaresinin başına getirilmesiyle oluşan işaretin, ayırt edici olduğunun söylenemeyeceği, çünkü tanımlayıcı, açıklayıcı nitelikte olan "ramazan paketi" ibaresinin başına yine tanımlayıcı, açıklayıcı bir ibare getirildiği,
somut ayırt ediciliği olmayan bir ibarenin tek bir işletme ya da kişinin tekeline bırakılmasının; kanun koyucunun 6769 sayılı Kanun'un mutlak ret nedenlerini hükme bağlayan 5 inci maddesi ile sağlanmaya çalıştığı kamu yararına aykırılık oluşturacağı, dosyada bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafından dava konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "dijital ramazan paketi" ibaresinin, 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında marka olabilecek işaretler içinde yer aldığını, başvuru konusu ibarenin, teknolojik gelişmelerin hızla yaşandığı günümüzde Ramazan ayına özel bazı tüketici ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek şekilde dijital ortamda yer alan çözümler ve tarifeler/hizmetler bütününün özgün ve yaratıcı bir adı olarak müvekkili tarafından yaratılmış özgün bir marka olduğunu, başvuru kapsamında 09, 35, 38, 41, 42 nci sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, markanın bütünü itibariyle söz konusu ürünler açısından,
ortalama tüketici nezdinde tanımlayıcı olmadığını, bu nedenlerle mahkemenin "digital ramazan paketi" marka başvurusunun, tanımlayıcı ve ayırt edicilikten yoksun olduğu tespitinin hukuka uygun bulunmadığını, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu, marka başvurusunun bütün Türkiye’de yaygın reklam kampanyaları ve kullanım ile başlı başına ayırt edicilik kazanmış olup bu nedenle müvekkilinin kullanıma dayalı hakkının mevcut bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,
"Dijital Ramazan Paketi" ibareli dava konusu başvurunun, elektronik olarak sunulan ya da elektronik ortam için sunulan Ramazan paketi olarak algılanacağı, Ramazan ayının ise müslümanların oruç tutmakla mükellef bulundukları ay olduğu ve bu ayda, oruç tutan kişilerin iftar ve sahur vaktinde tüketmeyi tercih edecekleri gıda ürünlerinin hazır olarak bir arada sunulduğu paketlerin yaygın olarak satışa sunuldukları, bu itibarla dava konusu başvurunun ayırt ediciliğinin bulunmadığı,
kullanım yoluyla dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 incı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3731, K. 2023/7710, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama