KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3922 E., 2023/3206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2016/288 Esas, 2017/383 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Karadeniz Gemi İnş. San. ve Tic.
A.Ş.'de çalışmakta iken 24.02.2008 tarihinde şirketin tahsis etmiş olduğu servis aracı ile iş kazası geçirdiğini, ağır yaralanarak malul kaldığını, davalı ile dava dışı şirket arasında işveren sorumluk sigortası yapıldığını, meydana gelen kaza ve bu kaza nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların poliçe teminatı kapsamında olduğunu, ancak davalıya müracaat edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ibraz ederek maddi tazminat talebini 92.346,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zarar ve kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulmasını, alınmışsa bu meblağın netice-i talepten düşülerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Görevsiz Mahkemece Verilen İlk Karar
Davanın açıldığı Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 18.09.2014 tarihli ve 2009/306 E., 2014/493 K. sayılı kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 4.952,59 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 88.691,66 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinden SGK tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan 92.346,28 TL maddi zararın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2016 tarih, 2016/135 E. ve 2016/1648 K. sayılı kararı ile “... davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, iş mahkemesi sıfatıyla bakılarak, işin esasına girilip, yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, Ünye Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesine karar verilmiştir.
C. Görevli Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile, 4.952,59 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 88.691,66 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinden SGK tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan 92.346,28 TL maddi zararın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işverene iş güvenliği anlamında yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, illiyet bağının davacının emniyet kemerini takmaması, kazaya karışan sürücü Kadir Üreyener'in de şerit ihlali yaparak ağır kusurlu olması nedeniyle kesildiğini, işveren sorumluluk sigorta poliçesinin, meydana gelen iş kazalarında işçilerin uğrayacakları zararı işverenin sorumluluğu oranında karşıladığı,
somut olayda işverinin herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayın aracın işletilmesi sebebiyle meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait işveren poliçesine gidilmeden, 52 ...
085 plaka nolu araca ait trafik, ZMMS, İMM veya güvence hesabına başvurulmak suretiyle trafik poliçesinin teminat limitinin tüketilmesi gerektiğini, dava aşamasında trafik sigortacısı olan AIG Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbar edilmesi için talepte bulunmalarına rağmen mahkemece ihbarda fayda bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, maluliyet oranını tespit eden bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin Adli Tıp 2. İhtisas (Genel Kurul) Dairesince giderilmesi için rapor alınması gerektiğini,
ATK tarafından belirlenen %17 maluliyet oranının SGK nezdinde geçerlilik arz edebilmesi ve kazalıya SGK tarafından yasa gereği gelir bağlanabilmesi için davacı tarafa maluliyet tespiti davası açılması için süre verilmesi, iş bu maluliyet tespiti davasının neticelenmesi sonrası SGK tarafından bu oran üzerinden gelir bağlanması ve zarar tutarından işbu gelirin PSD tutarının ve yine geçici iş göremezlik ödemelerinin tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüte düşürülmediğinden müvekkili şirketin olay tarihi itibarıyla faiz ve ferilerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işveren sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1427 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarının olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davadan önce riziko davacı tarafça davalı sigortacıya ihbar edilmediğinden dava tarihinden önce davalının temerrüde düştüğünden söz edilemez. Bu durumda dava tarihinde sigortacının temerrüde düştüğü kabul edilerek temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının temerrüt faizi başlangıç tarihi bakımından düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının "1-A)" numaralı bendinde yer alan “24.02.2008” ibaresinin ve "1-B)" numaralı bendinde yer alan "24.02.2008" ibaresinin çıkartılarak yerlerine “23.06.2009” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3922, K. 2023/3206, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama