İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2050 K.2024/4595

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2050Karar2024/4595Tarih3 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.219 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2050 E., 2024/4595 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1699 Esas, 2023/16 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/64 E., 2016/353 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.219 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl unsuru "..." ibaresinden oluşan tanınmış markaların ve 2002/04518, 2005/08421 sayılı "...+şekil", "..." ibareli bir diğer markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...

LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer bulunduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını ileri sürerek 2015-M-11487 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “... LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” markası ile davacı markaları arasındae 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yapılan karşılaştırmalar sonucunda her iki markanın 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri.

Pekmez" emtiaları bakımından ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafa ait ve "...", "...+şekil" ibareli markaların dosya içerisine sunulan delillerin markanın tanınmışlığını ispata yeterli deliller olmadığı, öte yandan reklam faaliyetlerine yönelik sunulan delillerin “...” markasına ilişkin olduğu, dava konusu markalara ilişkin olmadığı davacı markaları açısından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında korumanın sağlanması için kanunda sayılan koşulların bulunmadığı,

yapılan tespitler ve değerlendirmeler neticesinde 01.12.2015 tarih ve 2015-M-11487 YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf incelemesine ilişkin değerlendirme yapılırken, müvekkilinin tescilli 2002/04518 numaralı “...+şekil” markası ile 2005/08421 numaralı “...” markası başta olmak üzere, müvekkili ile bütünleşmiş “...” ibareli seri markaları ve piyasada sahip olduğu marka ailesi algısı gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğini, iki markanın mal ve/veya hizmet sınıfları birbirine ne ölçüde benzemekte ise, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerektiğini,

ilk şart olan aynı veya benzer sınıfta tescilli olma şartının gerçekleştiğinin sabit olduğunu, ad-soyadı tamlamasından oluşan markalara yönelik yapılan benzerlik incelemelerinde, ilgili markada yer alan soyadı unsurunun, ad unsuruna nazaran daha baskın ve dikkat çekici olduğunu, somut olayda davalı markasında yer alan “...” ibaresinin de bir ad-soyadı kombinasyonu olduğu göz önüne alındığında, söz konusu kelime öbeği bakımından yapılacak değerlendirmede bu hususun mutlaka gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresinin,

başvuru konusu markanın da baskın ve dikkat çekici unsurunu oluşturması ve söz konusu markadaki soyadı unsurunu teşkil etmesi sebebiyle markalar arasında yüksek derecede kavramsal benzerlik bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, davalı markası ile müvekkili adına tescilli “...” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, bu hususun dikkate anılmadığını, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin “...

LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” ibareli marka başvurusu ile davacı tarafça redde mesnet olarak gösterilen "..." ve "...+şekil" ibareli markalar arasında "..." ibaresinin asıl unsur olarak yer aldığı ve bu esaslı unsurun her iki tarafa ait markada yer almasından kaynaklı olarak benzerlik bulunduğu, davacı şirketin sucuk vb. et ürünleriyle ilgili sektörde "..." ibareli seri markalarla ticarî faaliyette bulunduğu, bu markayla sektörde belli bir bilinirlik elde ettiği, fakat başvurunun "..." ibaresini içermeyip “...

LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” ibareli olduğu, davacının da zaten sadece "..." ibareli markalarına istinat ettiği, fakat davacının "..." ibareli markalarının tanınmışlığını gösterir bir kanıtın bulunmadığı, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin de "..." ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusundaki asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin de "..." sözcüğü tarafından temsil olunduğu, başvurudaki "LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” kelimelerinin ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı,

bu farklılığın görsel, anlamsal ve sescil olarak iki işaret arasında var olan seri içerisine girmeye ve genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, diğer yandan başvuru sahibinin isminin ... olması karşısında başvuru konusu ibaredeki ... isminin de dava konusu başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, bu benzerlikten dolayı taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca

iltibasın bulunduğu anlaşılmış olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, "..." ve "..." ile "...

ELİNDEN" markalarına yönelik olarak verdiği 2020/1703 Esas, 2021/1222 Karar sayılı kararının da bu yöne ilişkin bulunduğu görülmüş, bu nedenlerle mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu ve davacının itirazına mesnet gösterdiği markalarının tanınmış marka olduğu ileri sürülmüş ise de bu iddiaların dosya kapsamında bulunan deliller karşısında ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına,

davanın kabulü ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2015-M-11487 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, dava konusu edilen 2013/36333 sayılı “... LOKUM CEZERYE ŞEKERLEME” ibareli marka tescil edilmediği için bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru konusu marka ile davacı markaları genel izlenim bakımından tamamen farklı olduğunu, markanın karıştırılması ve markalar arasında idari- ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2050, K. 2024/4595, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2050
Karar No
2024/4595
Tarih
3 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2051 K.2024/4742
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2052 K.2024/4981
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2053 K.2024/5004
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2054 K.2024/4904
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2056 K.2024/4094
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2059 K.2024/4668

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.