İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/275 K.2024/3889

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/275Karar2024/3889Tarih14 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.505 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/275 E., 2024/3889 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/54 Esas, 2022/1574 Karar
Hüküm
Davanın reddine
İlk derece mahkemesi
Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2020/172 E., 2020/392 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.505 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan ve dava, miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyette bulunduğunu, "...

Süt ve Süt Mamulleri" ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 88/102881 tescil numarası ile 29. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasının da 2012/101618 tescil numarası ile 29. sınıfta tescilli olduğunu, davalının 2004/34771 tescil numaralı "HİSAR GÖL SÜT" markasının maliki olmasına rağmen markasını tescil edildiği şekilde kullanmadığını, davalının markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak "..." ibaresini baskın ve ayırt edici ibare olarak ön plana çıkardığını ileri sürerek müvekkiline ait 88/102881 tescil nolu ...

Süt ve Süt Mamullleri ve 2012/101618 tescil nolu ... markalarına tecavüzün tespiti, yine bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve bu kapsamda ... ibaresini içeren davalıya ait tüm ürün ve tanıtım unsurlarındaki ilgili ibarenin silinmesi,

silinmesi mümkün olmaması halinde ise el konulması ve imhası, davalıya ait 2004/34771 tescil numaralı HİSAR GÖL SÜT markasının 29. sınıftaki tüm emtialar yönünden tamamen hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; herhangi bir marka tecavüzünün olmadığını, müvekkilinin markasını tescil edildiği şekliyle kullandığını, davacıya ait markanın müvekkilinin kullandığı markayla benzer olmadığını, müvekkiline ait markanın TÜRKPATENT'ce uygun görülerek tescil edildiğini, davacının süresinde bu tescile itiraz etmediğini, bu nedenle açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilinin kullandığı markanın 2004 yılında davacı tarafın markasının ise 2014 yılında tescil edildiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi kaşar üretimi yapmadığını,

davacının www.....com adresini almak istediğini ancak bu adres müvekkiline ait olduğundan kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, müvekkilinin Konya ve çevresinde değil sadece Burdur ve çevresinde ticaret yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olaya ilişkin Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/801 E. sayılı dosyasından yapılan yargılamada soruşturma aşamasındaki raporla, kovuşturma aşamasında alınan 11.08.2016 tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi aracılığı ile aldırılan 29.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanıkların yetkilisi olduğu kooperatifin adına kayıtlı olan marka ile katılan şirkete ait marka arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiği,

bilirkişi raporundaki tespitler ve sanık savunmaları da dikkate alınarak sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/801 E. sayılı dosyasından aldırılan 29.11.2017 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyada mevcut delillerle uyumlu ve hükme esas teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafa ait marka ile davalı tarafın marka kullanımı arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, söz konusu kullanımın davacı adına tescilli markalardan doğan haklara tecavüz etmediği,

haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka hakkına tecavüz yapıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen mahkemenin davayı reddettiğini, tazminat hesabı talep edilmesine rağmen yapılmadığını, ceza yargılamasında aldırılan bilirkişi raporunun dikkate alınmasının yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden lehine iki tane vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, buna uygulanacak tarifenin asliye hukuk mahkemesi tarifesi değil, fikri ve sınai haklar mahkemesi tarifesi olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının markasının 2005 yılında tescil edilmiş olup iddianın 8 yıl 7 ay sonra ileri sürülmüş olması, ceza mahkemesinin davalının marka hakkına tecavüz suçunu işlemediğini kesin olarak belirlemiş olması,

kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmaması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkemenin fikri sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatı ile davaya bakmış olmasına rağmen davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen tarifeden ödenmesine karar verilmesi nedeni ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

davanın reddine, davalı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde fikri sınai haklar hukuk mahkemeleri için belirlenen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten İlk Derece Mahkemesi kararının 2020 yılında verildiği gözetilerek 2020 yılına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sonraki tescilli davalı markasının önceki tescilli davacı markasıyla benzer olup olmadığı ve dolayısıyla davalı markasının hükümsüz kılınması şartlarının oluşup oluşmadığı ve de davalı markasının tescilde gösterildiği şekilde kullanılıp kullanılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı kullanımının davacının markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 61(a) maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü ve 55 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin hükümsüzlük davasında verilen karara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava, benzerlik ve iltibas sebebine dayalı markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve davalının tescilli markasını kullanma şeklinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Markaya tecavüz davasına yönelik temyize gelince İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile hem hükümsüzlük davasının hem de markaya tecavüz davasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince ise vekalet ücreti yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve yeniden davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararıyla tespit edilen davalı markasının davacı markasıyla benzer olmadığı ve dolayısıyla tecavüz de oluşmadığı yönündeki belirlenen somut olgu nedeniyle davaların reddine karar verilmişse de, davacı, davalının tescilli markasını kullanma şeklinin kendi markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Bu iddiaya yönelik kesinleşen mahkeme kararında somut tespit yapılmamış, sadece bilirkişi raporu özetinde davalının tescilli markasını kullanma şeklinin davacının markasına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.

Markaya tecavüz halleri davanın açılış tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mülga 556 sayılı KHK'nın 61 inci maddesinde düzenlenmiş olup bu hükmün 61/1-a maddesinde ise markanın 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasının da marka hakkına tecavüz oluşturacağı hükme bağlanmıştır.

Tescilli bir markanın asıl unsuru değiştirilmeden bazı eklemelerle kullanılması söz konusu olabilmekle birlikte anılan hükümler uyarınca tescilli bir markanın tescil edilmiş olduğu şekilden farklı olarak daha önce tescilli bir markaya benzetilir veya ona yaklaştırılır şekilde kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır.

Somut olayda davacının önceki tescilli 88/102881 numaralı markası 1988 tescil tarihli olup "... Süt ve Süt Mamulleri" ibarelidir. Davalının dava konusu 2004 tarihinde tescil ettirdiği 2004/34771 numaralı markası ise "HİSAR GÖL SÜT" ibarelidir. Davalının markası bu şekilde tescil edilmiş olmasına rağmen, kullanımı davacının markasıyla iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresini esas unsur haline getirir şekilde olmuştur. Bu kullanım biçimi davacının "..." ve "...

Süt ve Süt Mamulleri" markalarına benzetilmiş ve dolayısıyla ona yaklaşmış şekildedir.

Hal böyle olunca davalının kullanım şeklinin, davacının önceki tarihli markası ile iltibas oluşturduğu ve dolayısıyla markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında tespit edilen somut olgu yanlış değerlendirilerek marka hakkına tecavüz davasının da reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin hükümsüzlük davasında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/275, K. 2024/3889, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/275
Karar No
2024/3889
Tarih
14 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/278 K.2024/4367
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/280 K.2024/296
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/284 K.2024/3297
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/289 K.2024/297
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/289 K.2024/3925
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/290 K.2024/4040

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.