İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3386 K.2024/5263

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3386Karar2024/5263Tarih26 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.414 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/3386 E., 2024/5263 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2083 Esas, 2023/525 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2018/284 E., 2020/54 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.414 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurucu ortağı olduğu davalı şirket tarafından 09.07.2018 tarih 2018/1 sayılı karar olarak adlandırılan ancak kurusu unsurlarından tamamıyla yoksun olmakla genel kurur kararı olarak addedilmesinin mümkün bulunmayan işlemin yoklukla hükümsüz olduğunun tespitinin gerektiğini, genel kurul kararının kurusu unsarlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun emrettiği usulle toplantıya çağrılmış/toplanmış bir genel kurulun varlığı ve usulünce alınmış bir kararın bulunması olduğunu,

ancak bizzat davalı şirketin kabulünde olduğ üzere ortada ne bir toplantı çağrısı ne bir toplantı nede bir kararın bulunduğunu, müvekkili şirketin davet edilmeksizin yokluğunda bir toplantı yapılmasının ve yine yokluğunda bir işlem tesis edilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğu, işbu hukuksuz yola tevessül edilmemesi gerektiği hususları müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ihtar edildiğini, ancak müvekkilinin ihtarının hiçe sayıldığını ileri sürerek,

davalı şirketin 09.07.2018 tarih 2018/1 sayılı kararı olarak adlandırdığı işlemin öncelikle kurucu unsarlarından yoksun ve yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine, vaki hukuka aykırılıklar kurucu unsur yokluğu olarak değerlendirilmez ise açıkça şirket ana sözleşmesine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na aykırı işlemin iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında rödovans sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin iki ortağının olduğunu bunlardan %99 pay sahibi ..., %1 pay sahibi ise davacı şirket olduğunu, taraflar arasındauzun yıllara dayanan sorunlar yaşandığını, davacı şirketin sözleşmenin her aşamasında rödovansçı olarak hareket etmiş ruhsat sahibi şirketin ortağı olduğunu unutarak sadece rödovansçı sıfatının hak ve menfaatlerini korumak amacı ile hareket ettiğini, davacının eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun maddesine aykırı olduğunu,

davacı firma ortak olduğu firma ile sözleşme yaparak bu madde de açıkça belirtilen kendine özel mefaat elde etme yasağını ihlal ettiğini, davacı firmanın hem kendi ile sözleşme imzalaması hem de daha sonraki süreçte ortak olduğu firmaya yönelik zarar verici eylemleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 613 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğunu,alınan sirküler tipi karar için davacı şirketin toplantıya davet edilmeme sebebinin taraflar arasında görülmekle olan davaların bulunması olduğunu,

ayrıca davaya konu 09.07.2018 tarihli sözleşmenin Turgutlu 2. Noterliğinin 09.07.2018 tarih ve 07389 yevmiye nosu ile onaylanmış ve sözleşmenin feshedilmiş olduğunu, şirket ana sözleşmesine gör oy birliği ile karar alınması gerektiği iddialarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na aykırı olduğunu, davalı firma ana sözleşmesindek oybirliği şartı geçerli olsaydı davacı firma hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmesi, rödovans sözleşmesine hiçbir şekilde uygun davranmasa da ben onay vermeden karar alamazsın diyerek davalı firmayı rödovans sözleşmesine mahkum edebileceğini, hukukun bu durumu korumasının mümkün olmadığını savunarak,

davanın reddine, vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalı şirkette % 1'lik payının bulunduğu, %99 payın ...'ye ait olduğu, 09.07.2018 tarihli 2018/1 karar sayılı genel kurul kararı ile birlikte ...'ın 01.04.2011 tarihli rödovans sözleşmesinin feshine, 33752 sicil no.lu ruhsata ilişkin olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğüne rödovans sözleşmesinin düşürülmesi konusunda başvuru yapılmasına karar verilmiş olduğu, taraflarca kabul edildiği üzere genel kurulun yapılacağına ilişkin bildirimin davalı şirket tarafından davacı ortağa yapılmamış olduğu,

bu kapsamda davalı şirkete hakim ortak tarafından davet yapılmaksızın alınmış olan kararın genel kurul kararı olarak kabul edilemeyeceği, davacı şirketin söz konusu işlem yönünden oy yoksunluğunun bulunmasının, genel kurul toplantısına davetiye çıkarılmamasına gerekçe oluşturulamayacağı, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak alınan kararın yoklukla hükümsüz olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, davalı şirket Mete Doğal Taş Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti.'nin 09.07.2018 tarihli 2018/1 karar sayılı genel kurul kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın İzmir 33752 sicil numaralı mermer ocağının ruhsat sahibi olduğunu, davacı ile davalı arasında 01.04.2011 tarihli rödovans sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanın iki ortağının bulunduğunu, ...'nin %99, ... ve Traverten San. Tic. Ltd.

Şti.'nin ise %1 pay sahibi olduğunu, davalı firmanın, ortağı olan davacı firma ile olan sözleşmesinde uzun yıllara dayanan sorunlar yaşandığını, davacı firmanın sözleşmenin her aşamasında rödövansçı olarak hareket ettiğini, ruhsat sahibi şirketin ortağı olduğunu unutarak sadece rödövançı sıfatının hak ve menfaatlerini korumak amacı ile hareket ettiğini, yerel mahkemenin sadece davacı ortağın toplantıya davet edilmemesi üzerinden şekli bir karar verdiğini, bu davanın sadece toplantıya davet usulüne uyulmadığından bahisle karar verilebilecek bir dava olmadığını,

davacı ortağın şirket ana sözleşmesine koymuş olduğu oybirliği maddesi sonrasında kendi ile rödevans sözleşmesi yaparak hukuku hiçe saydığı, zenginin fakiri yendiği fiili bir durum yarattığını, davacı tarafın terditli talebinin göz önüne alındığında davanın temelinin ve olaya sadece şekli olarak bakılamayacağının anlaşılacağını, davacı firmanın toplantıya davet edilse bile kendi aleyhine oy kullanamayacağından ana sözleşmeye aykırılık oluşacağını, bu noktada ana sözleşmeye aykırılıktan kararın iptal edileceğini, bu ayrımı ve özeni göstermeksizin,

bu yöndeki iddialarının hiç bir şekilde değerlendirilmeksizin verilen kararın %99 oy hakkı olan davalıyı %1 paya mahkum ettiğini, davacının eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 613 üncü maddesine aykırı olduğunu, davacı firmanın ortak olduğu firma ile sözleşme yaparak kendine özel menfaat elde etme yasağının ihlal ettiğini, davacı firmanın hem kendi ile sözleşme imzalaması hem de daha sonraki süreçte ortak olduğu firmaya yönelik zarar verici eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 613 üncü maddesinin ikinci fıkrasına açıkça aykırı olduğunu,

davacı firmanın yaşanılan menfaat çatışmasını sona erdirmek adına hiç bir girişimde bulunmadığını, davalı firmanın iki sıfata haiz olduğu rödövans sözleşmesinin davacı firma için çekilme hale geldiği aşamada davalı firmanın pay devrine de kabul etmemesi karşısında davacı firmanın menfaatlerini korumak adına kalan tek hukuki yolun sözleşmenin haklı nedenlerle feshinin kaldığını, 09.07.2018 tarihli sözleşmenin feshi kararının Turgutlu 2. Noterliğinin 09.07.2018 tarih ve 07389 yevmiye numarası ile onaylandığını ve sözleşmenin feshedildiğini,

davacı firma ile davalı firma arasındaki ortaklı ve ticari ilişkinin menfaat çatışması içinde yürüdüğünü, davalı firmanın fesih kararı alınmasına neden olan konuların tamamında haklı olduğunu, ...'ın oy hakkından yoksun olduğunun uzman mütaalasında da yer aldığını, bu nedenle usulüne uygun olan 09.07.2018 tarihli kararın iptal talebinin yerinde olmadığını, şirket ana sözleşmesine göre oy birliği ile karar alınması gerektiği iddiasının da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na aykırı olduğunu, davalı firma ana sözleşmesindeki oybirliği şartının geçerli olması halinde davacı firmanın hiç bir yükümlülüğünü yerine getirmese dahi,

rödovans sözleşmesine hiç bir şekilde uygun davranmasa dahi onayı olmadan karar alamayarak davalı firmayı rödovans sözleşmesine mahkum edileceğini, hukukun bu durumu korumasının mümkün olmadığını, tüm oybirliği şartı ve kelepçeleme ilişkisinin davacı firmanın kendisi ile yapılan sözleşmeye ilişkin olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalının savunmasından da anlaşıldığı üzere davacının iptali istenilen sirküler şeklindeki karara katılımının sağlanması için herhangi bir çağrı yapılmadığı, bu sebeple anılan sirküler şeklindeki kararın kurucu şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle yoklukla malul olduğu, ortaklar oy hakkından yoksun olsa bile bu durumun toplantıya katılmalarına engel olamayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararı iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3386, K. 2024/5263, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3386
Karar No
2024/5263
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3388 K.2024/4097
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3391 K.2024/2073
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3392 K.2024/1860
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3398 K.2024/3149
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3399 K.2024/2067
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3399 K.2024/3224

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.