KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5110 E., 2024/7892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/491 Esas, 2023/927 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/991 E., 2020/570 K.
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... Filo Kiralama Hizmetleri Ltd.
Şti. ile davalı banka arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesini diğer davacıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, her biri 1.250.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.500.000,00 TL tutarında kredi kullanıldığını, bu krediler için davalının 09.01.2018 ve 15.01.2018 tarihli 2 adet kredi ödeme planı sunduğunu, ödeme planlarının müvekkilince imzaladığını, 15.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.910,03 TL olarak belirlendiğini,
1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 aylık vade sonunda toplam 1.688.761,19 TL’ye tekabül ettiğini, 09.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.912,28 TL olarak belirlendiğini, 1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 ay vade sonunda toplam 1.688.842,32 TL’ye tekabül ettiğini, kredi faizinin sabit olarak kararlaştırılmasına rağmen davalı bankanın tek taraflı bir şekilde kredinin liborlu kredi olduğunu belirterek,
faiz oranını arttırdığını ve değişken oranlarda sürekli kredi ödeme güncellemesi yaptığını, davalı bankanın müvekkili şirkete gönderdiği sonraki kredi ödeme planlarında davacı şirketin bilgisi, onayı ve kaşesi olmadığını, davalı bankanın sözlü olarak beyanında kredi ödeme planının 4 üncü maddesinde "... kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...” şeklinde bir ibareye dayandığını, oysa madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ilgili maddenin kredinin değişken faizli kullandırılması halinde devreye gireceğini,
yani bu madde ile bankaya tek taraflı olarak kredinin değişken faizli şekle dönüştürülmesi yetkisi verilmediğini ileri sürerek taraflar arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2 adet kredide uygulanacak kredi faiz oranının sabit olarak %19,50 olduğunun tespitine, dava tarihi itibariyle davalının sözleşmeye aykırı, haksız olarak talep ettiği 438.918,57 TL'den davalıya borçlu olmadığının tespitine ve dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen 34.374,51 TL'nin ticari faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 04.01.2018 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı şirkete geri ödeme planlarına bağlı olarak iki ayrı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, bu kredilerin, (00074-LO-l8010942019) numaralı 09.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 11.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi, (00074-LO-18011544617) kredi numaralı 15.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı,
TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 18.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi şeklinde belirlendiğini, davacıların bu kredilere ilişkin borçlarının devam ettiğini, kredilere dair ödeme ve diğer ayrıntıların göründüğü kredi ekstrelerini sunduklarını savunarak mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket ile davalı arasında 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı taksitli ticari oto kredisi kullandırıldığı, davacı şirketçe imzalanan ödeme planlarında aylık taksitlerin, birinci kredi için aylık sabit 46.912,28 TL, ikinci kredi için aylık sabit 46.910,03 TL olduğu,
ödeme planlarının arkasında "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda kredi faizi her 1M ayda bir, kredi faizi güncel 1M aylık TRY Libor/Euribor oranına göre revize edilecek ancak kredi faizi oranı hiçbir şekilde minimum taban oranı olan yıllık %19,50'in altına inmeyecektir" ibaresinin yer aldığı, davalının buna dayanarak kredilerin değişken faizli olduğundan bahisle davacı şirkete yeni ödeme planları düzenlediği, bu ödeme planlarında davacı şirketin imzasının bulunmadığı,
davacının değişken faiz uygulandığını fark ettikten sonra ödemeleri ihtirazi kayıt ile yaptığı ve bu hususta davalıya 15.08.2018 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 29 uncu maddesinde taksitli ticari kredilerin düzenlendiği ve 29.3 üncü maddesinde kredi ödemesinin, sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası sayılan ödeme planına göre belirtilen vadelerde belirtilen tutarlarda yapılacağının kararlaştırıldığı,
buna göre davacı şirketin sorumluluğu 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı kredi için, bu kredi sözleşmelerinin ayrılmaz parçası ve eki olan ilk ödeme planlarındaki sabit yıllık faiz oranlarına göre tespit edilen bedellerini ödemekten ibaret olduğu, davalı taraf ödeme planları arkasında yer alan yukarıda belirtilen ibareye dayalı olarak kredilerin değişken faizli olarak kullandırıldığını savunmuş ise de;
davacı şirket ile davalı arasında değişken faizli kredi kullandırıldığını gösteren bir anlaşma bulunmadığından kredi faiz oranı hususunda taraflar arasında çıkan muarazanın kullandırılan taksitli ticari kredilerde faiz oranının yıllık %19,50 olduğunun tespiti ile giderilmesi gerektiği, bu talebin ileri sürülmesinde müteselsil sorumlu davalı kefillerin de hukuki yararının bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporuyla davacı şirketin davalıya 34.354,52 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiği,
yapılan bu ödeme açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde akdi faiz oranın %19,50 olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, davacı asıl borçlu ... Filo Kiralama Hiz. Ltd.
Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, diğer davacıların istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğu hususunda herhangi bir kayıt olmadığı, taraflar arasında buna ilişkin bir mutabakat bulunmadığı, fazla yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin değişken oranlı faiz miktarına muvafakat ettiği yolundaki savunmaya itibar edilmediği, değişken faiz oranı uygulanarak taksit miktarının artırılması hususunun kabul edilmediğinin 15.08.2018 tarihli ihtarnameyle davalıya bildirildiği,
2018 yılı Eylül ayı itibariyle de ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığı anlaşıldığından Mahkemece davacı şirketin kullandığı her iki kredi açısından yıllık %19,50 oranında faiz uygulanması gerektiği yönündeki tesbitte hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde herhangi bir hata olmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenleri açısından, Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Mahkemece, tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit isteminin 404.544,06 TL üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması nedeniyle, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
dava konusu 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde uygulanacak akdi faiz oranının %19,50 olduğunun tesbitine, davalının fazladan talep ettiği (438.918,57-34.374,51=)404.544,06 TL alacak nedeniyle davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacı ... Filo Kiralama Hiz. Ltd.
Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, davacı şirketin fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, davacılar ..., ... ve ...'ın istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken kredi faiz oranının belirlenmesi, fazla ödeme talep edildiği iddia edilen miktar için borçlu olunmadığının tespiti ve ihtirazi kayıtla fazla ödendiği ileri sürülen miktarın ise istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5110, K. 2024/7892, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama