KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5548 E., 2024/8899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/110 Esas, 2023/18 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihtiyaç duyduğu yazılımın üretilmesi ve teslimi konusunda davalı ile bir sözleşme imzalandığını, ön görüşmeler yapıldığını, ihtiyaçların bildirildiğini, davalının kabul etmesi ile Aralık 2009’da sözleşmenin imzalandığını, bu kapsamda taraflarca kabul edilen işlevleri taşıyan performans/kapasite şartlarına uygun yazılımın davalı tarafından tamamlanıp müvekkiline teslimi ile lisans tanınmasının öngörüldüğünü ayrıca teknik eğitim verilmesi, bakım sağlanmasının da kararlaştırıldığını;
ancak davalının yazılımı, yazılım modüllerini ödenen ücretlere rağmen zamanında teslim etmediğini, kararlaştırılan bedellerin davalıya ödendiğini, bu süreçte işin başarısı için müvekkilinin elinden gelen tüm idari ve teknik çabayı gösterdiğini, yeterince personel görevlendirdiğini, görevlendirdiği personelin ücretlerini ödediğini, davalı ile projeyle ilgili iletişimlerin e-posta ve sair yolla yürüdüğünü, test ortamlarının sağlandığını, telekonferanslar yapıldığını, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş. (...
A.Ş.) proje ekibinin Londra’da görevlendirildiğini, buna karşılık, davalının talebi ile projenin aşamalara ayrıldığını, gerektiğinde revize edildiğini, teslim tarihlerinin defalarca ertelendiğini, davalının istemi üzerine ötelendiğini, ertelemeleri ve teslim tarihlerini listelediklerini, buna rağmen 25.05.2012 tarihinde son kez teslim tarihi ön görüldüğü halde, davalının buna da uymadığını, müvekkilinin ihtarname göndererek gecikme cezasını işletmeye soktuğunu, teminatını nakite çevirdiğini, temerrüt ihtarın gönderdiğini ve sözleşmeyi 23.10.2012 tarihinde feshettiğini,
davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle yaptıkları ödemelerin 2009 yılında 800 bin USD, 2010 yılında 950 bin USD, 2011 yılında 450 bin USD olduğunu, teminat mektubunun mahsubu ile toplam 1.400 bin USD olduğunu belirttiğibi, davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle müvekkilinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na program lisans bedeli ödediğini, bununda ayrı bir zarar kalemi oluşturduğunu, 25.05.2012’den bu yana 1.066.520,30 TL ödeme yaptığını, programın geliştirilmesi aşamaları için istihdam edilen ... çalışanlarına da toplam 4.107.046,29 TL ödeme yapıldığını, programın testleri,
yazılım donanım ve danışmanlık yatırımlarının yapıldığı ve bunların maliyetinin de toplam 925.049,24 TL ile 769.270,80 USD olduğunu, projede görevli olanların seyahat, çeviri, hukuki danışmanlık, noter giderlerinin toplam 143.710,36 TL bulunduğunu, fesih öncesi muaccel hale gelmiş olan gecikme tazminatın da 1.370.000,00 USD hesaplandığını, sonuç olarak, toplam 3.893.214,55 USD ve 99.964,79 sterlinin faizi ile birlikte tahsilini, 6.991.553,48 TL’nin de faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede ön görülen şartlara uymadığını, müvekkilinin yazılım geliştirme borcuna aykırı davranmadığını, yazılımın tamamlanıp teslimi olgusunun davacıdan kaynaklanan nedenlerle engellendiğini, davacının ihtiyaçlarını zamanında bildirmediğini, ek iş veya iş değişiklikleri ile ilgili olarak yükleniciye ilave süre tanınması gerektiği halde buna uyulmadığını, projenin davacının söz konusu talepleri nedeniyle uzadığını, teslim tarihlerinin belirsiz hale geldiğini, yazılımın geliştirilmesi ön görülen sürede tamamlanamamasının davacıdan kaynaklandığını,
birinci aşamanın davacıya teslim edildiğini ve testlerinin davacı tarafından yapıldığını, ikinci aşama için işlevsel şartların çalışmasına başlandığını, ancak davacının taslak çalışmaları zamanında inceleyemediği ve belirleyemediği için gecikmeler doğduğunu, davacının iş değişikliği olmadığı şeklindeki iddialarının doğru olmadığını, daha önce sözleşme kapsamında bulunmayan konular olduğunu, davacının sözleşme dışı birçok talepte bulunması nedeniyle FRS’lerin onaylarının geciktiğini ve çalışmaların aksadığını, müvekkilinin yazılım geliştirme çalışmalarını özenle yaptığını,
davacının sözleşmeyi bitirmesinin altında yatan sebebin .... ile birleşmesi olduğunu ve sözleşmeden kurtulmaya çalıştığını, tazminat ve alacak taleplerinin haksız olduğunu, davacının hem sözleşme nedeniyle yaptığı giderleri, hem de sözleşmedeki ifa menfaatlerini talep etmesinin haksız zenginleşmeye sebep olacağını, olumlu ve olumsuz zararın birlikte istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu programın davalı yazılım firması tarafından üretilip davacı tarafça ödeme yapılması üzerine davacıya teslim edildiği, gecikme iddiaları ve programın ayıplı olduğu iddiaları dayanak yapılarak sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği, bu kapsamda davacının, gecikmelerin davalının kusurundan kaynaklandığını ve programın ayıplı olduğunu ispat edemediği, bir takım gecikmeler yaşandığı dosya kapsamından anlaşılsa da bu durumun davacının yeni talepleri nedeniyle meydana geldiği ve bu gecikmelerde davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı,
tüm dosya kapsamında, yazılımın zamanında teslim edilememesi nedeniyle İMKB'ya başka bir yazılım lisansının ödenmesi nedeniyle davacı tarafça zarar talebinde bulunulmuş ise de gecikmenin davalının kusurundan kaynaklanmadığı anlaşıldığından bu talebin uygun bulunmadığı, davacı Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş'nin 10.09.2001 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, dava açıldıktan sonra alınan bazı idari kararlarla varlığının sona erdiği,
aynı sektörde faal olan ....'nin 28.03.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile ve bu kararın 03.04.2014 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanmasını müteakiben .... ile birleştiği, bilirkişi raporlarında davacı ...
A.Ş.'nin İMKB ile birleşmesinin kamuoyuna duyurulmasından sonra davacı sipariş veren tarafın değişiklik taleplerinin yoğunlaştığının görüldüğü, bu süreçte bu birleşme dolayısıyla davacının sipariş ettiği yazılıma bir ihtiyacı kalmayacağı ve sözleşmeyi feshetmek istediği,
bu feshi de haklı sebep oluşturacak şekilde yapmak istediği hususunda Mahkemede vicdani kanı oluştuğu, böyle bir durumda feshe kadar yapılan ifa ve ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği ancak bu halde feshin haklı olup olmadığı ve tarafların iyi niyetinin dikkate alınacağı, menfi ve munzam zararların tazmin edilebilmesinin borçlunun kusursuzluğu şartına bağlı olacağı, davacı tarafın fesihte haklı olmadığı ve davalı borçlunun kusurlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle davalının kusursuz kabul edilmesi gerektiği, davalıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı,
davacı tarafın fesih nedeninin haklı olmadığı, davacı tarafın sözleşmeye konu programın ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir tespite dayanmadığı, basiretli hareket etmediği, programın yazılım ve geliştirme süreçlerinde davacı ...
A.Ş.'nin Borsa İstanbul AŞ ile birleşme sürecinde daha yoğun bir şekilde değişiklik ve yenilik talebinde bulunduğu, bu taleplerin sürecin uzamasına neden olduğu, bunda davalının bir kusurunun bulunmadığı, kusuru bulunmayan davalının sözleşme nedeniyle ödenen bedel, gecikme cezası, cezai şart ve sözleşmenin feshinden kaynaklanan davacı tarafın talep ettiği diğer alacak kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen bilgisayar programı yapım, lisans, teknik yardım ve bakım sözleşmesinin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı zarar tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1, 2 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5548, K. 2024/8899, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama