KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6151 E., 2024/7690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1077 Esas, 2023/1066 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/116 E., 2021/140 K.
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasını 1960’lı yıllarda ihdas ettiğini, 1968 yılında ilk tescilini gerçekleştirdiğini ve 50 yıldan fazla süredir kullanmakta olduğunu, 23.05.1991 tarihli ve 127699 no.lu tanınmış marka belgesini haiz olduğunu, müvekkiline ait “...” markası ve esas unsur olarak “...” ibaresinin kullanıldığı seri markaların TÜRKPATENT nezdinde 20 değişik sınıf üzerinden tescilli ve sektöründe öncü markalar olarak tanındığını, davalı şirketin kötüniyetle, “...” markasının yaygın bilinirliği ve tanınırlığından giderek artan ün ve şanından istifade amacıyla, çok benzer “...” esas ibareli markayı 35,
37 ve 42. sınıf emtia için tescil ettirmek istediğini, davalı markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkiline ait “...” ibaresindeki “V” harfinin “M” harfiyle değiştirildiğini, “T” ve “R” harfleri arasında telaffuz/fonetik olarak hiçbir ayırt edici ses-söylev yaratmayan “H” harfinin eklediğini, davalı markasında müvekkilleri marka esas unsuru ile görsel ve fonetik olarak benzerliğin muhafaza ettirildiğini ileri sürerek 2020-M-425 karar numaralı YİDK kararının iptaline, tescili halinde 2019/13254 başvuru numaralı “...
MAKİNA” ibareli markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, tarafların faaliyet alanlarının çakışmadığını, “..." ve "..." unsurlarının tamamen farklı harfler ile başladığını ve bu harflerin şekli açıdan birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin Zerdüştlük dininde ahit, yemin anlamını taşıdığını, ... markasının ise oluşturulma şeklinden ve markanın esas olarak kullanıldığı sınıflardan da anlaşılacağı üzere "Vitrifiye" ifadesini çağrıştıracak şekilde (Vitr-A) oluşturulduğunu ve bu şekliyle kullanılmaya devam edilegeldiğini, markaların anlamsal ve kavramsal olarak da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının "şekil+...
MAKİNA" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; ortalama tüketici açısından yanılgıya düşülmeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "şekil+...
MAKİNA" ibareli başvuru üzerinde üçüncü fıkra anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkralardaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait, tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin ispatlanmadığı, davacının "şekil+...
MAKİNA" ibareli başvuru üzerinde altıncı fıkra anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanmadığı, dokuzuncu fıkra anlamında marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun da ispatlanmadığı, YİDK kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "şekil+...
MAKİNA" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bütünsel olarak incelenmesi gerektiği, davalının başvurusunda "M" şeklinin belirgin olarak yer aldığı, bunun yanında "...
MAKİNA" ibaresiyle birlikte değerlendirildiğinde taraf marka işaretlerinin benzemediği, davacı tarafça sunulan emsal kararların somut uyuşmazlık ile örtüşmediği, davacı tarafın "şekil+...
MAKİNA" ibaresi üzerinde üçüncü fıkra anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin ispatlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkralardaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın altıncı fıkra anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanmadığı, dava konusu marka açısından dokuzuncu fıkra anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6151, K. 2024/7690, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama