KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6260 E., 2024/7669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1564 Esas, 2023/937 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/89 E., 2019/167 K.
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, "..." markası ile 1993 yılından beri araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, davalı firmanın "...'' adresinde müvekkili şirketin bilgi ve izni dışında müvekkilinin markasını ve logosunu yayınlayarak müvekkili şirket aleyhinde ve müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyici asılsız şikayetler yayınladığını, davalının haksız rekabetinin engellenmesi ve marka hakkına tecavüzünün önlenmesine, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı açılan davaya süresinde cevap vermemiş, davalı vekili sözlü yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "somut olayda toplanan deliller, bilirkişi raporu ile birlikte degerlendirildiğinde, davalı kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı, düşünce özgürlüğü kapsamında yazılan yazıların engellenemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının internet sitesinin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğü, tüketici şikayetlerinin bu sitede yayınlandığı, davacıya ait markanın kullanıldığına veya haksız rekabetin oluştuğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı, ayrıca bilindiği üzere şikayet ve eleştiri ifade özgürlüğü hakkı kapsamında Anayasal haklardan olduğu,
bu hak Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik haklarına saldırı olmaksızın kullanılabileceği, bu itibarla davalı tarafından yer sağlayıcı olarak www.sikayetvar.com sitesinde tüketiciler tarafından bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanması bu itibarla haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacı markasının haksız olarak kullanıldığı ileri sürülmüş ise de bu durumun markanın ticari etki yaratacak şekilde kullanımının söz konusu olmadığı,
müşterilere ait şikayetlere yer verildiği ve bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı dikkate alındığında, tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının "...'' adresinde davacının markasını ve logosunu yayınlayarak davacı aleyhinde ve davacının ticari itibarını zedeleyici asılsız şikayetler yayınladığı, bu suretle davalının haksız rekabetinin engellenmesi ve marka hakkına tecavüzünün önlenmesi, yayınlarının internet sitesinden kaldırılmasına ve erişimin engellenmesine, hükmün ilanına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, haksız rekabetin engellenmesi ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi, yayınlarını internet sitesinden kaldırılmasına ilişkindir. Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, yorum yapan bu kişilerin kimlik bilgilerini davacıya vermediği, şikayetlere cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği,
davacının cevap hakkını kısıtlayan üyelik sisteminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine BAM tarafından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
2. Davalı tarafından, üye olan firmaların, haklarındaki şikayetlere modül üzerinden cevap verebildikleri açıklanmıştır. Bu durumda, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkana sahip olmaları haksız rekabet teşkil etmektedir.
Zira, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkan verilmemekte, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlanmaktadır. Davalının bu şekildeki eylemi, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir.
Tüm bu nedenlerle, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6260, K. 2024/7669, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama