KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6455 E., 2024/7712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2050 Esas, 2023/1349 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/173 E., 2021/184 K.
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil adına tescilli bulunan "..." ibareli markanın 03.07.2002 tarihinde tescil edildiğini ve 36. ve 40. sınıflarda kayıtlı olduğunu, müvekkilinin yine "şekil markası" için başvurduğunu ve 09.09.2011 tarihinde tescil edildiğini, "www.sardesfaktoring.com.tr" uzantılı internet sitesinde görülebileceği üzere müvekkilinin markayı kullanmakta olduğunu, davalı tarafın 29.01.2018 tarihinde 2018/08719 tarihli başvurusu ile "... ..." ibareli markanın kendisi adına 14, 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin sahibi olduğu "..." markası ile davalının "... ..." ibareli markasının benzer olduğunu,
müvekkil markası ile davaya konu olan marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu hatta "..." ve "..." sözcüklerinin aynı şeyi ifade ettiğini, davalıya ait marka farklı sınıflarda tescil edilmiş olsa da isim ve logo benzerliğinden ve davalının finans sektöründe başarılı firmalara ödül verme amacıyla hareket etmesinden dolayı karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, bununla birlikte müvekkilin 36. sınıfta aktif faaliyet gösteren tanınmış bir şirket olduğu değerlendirildiğinde müvekkil markasının kazanılmış haklarının öncelikli olarak korunmasının gerektiğini,
farklı sınıflarda tescil edilmiş olsalar da davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 2018/08719 başvuru numarası ile davalı adına tescilli bulunan "logo+... ..." ibareli markanın sicil kaydına dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere deviri önleyecek şekilde teminatsız olarak tedbir konulmasına,
2018/08719 başvuru numarası ile davalı yan adına tescilli olan "logo+... ..." ibareli markanın müvekkiline ait 2001/28263 numaralı "..." ibareli marka ile benzer olduğunun tespitine, 2018/08719 başvuru ve tescil numarası ile davalı yan adına tescilli olan "logo+... ..." ibareli markanın karışıklığa ve iltibasa sebebiyet verdiğinden tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin, uzun yıllardan beri pazarlama iletişimi alanında faaliyet gösterdiğini, 1993 yılında yayınlanmaya başlanan ve halihazırda müvekkil şirket bünyesinde yayınlanmakta olan 'MediaCat' adlı dergi, konferanslar, yarışma ve ödüller, yüksek lisans ve sertifika programları gibi konulara yer vererek pazarlama, iletişim ve reklam dünyasında sektörel içerik üretip oldukça ilgi gören bir bilgi platformu haline geldiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanı doğrultusunda yayınladığı,
MediaCat dergisi önderliğinde yaratıcı endüstriler ve marka mimarisini teşvik edip büyütmek adına 2006 yılından bu yana Felis Ödülleri'ni düzenlediğini, belirtilen faaliyet konuları çerçevesinde 2019 Eylül ayında jüri değerlendirmesi ve ödül töreninin gerçekleştirileceği yeni bir yarışma olan ...
Ödülleri'ni düzenleyeceğini, bu yarışma ile; bankalar, sigorta şirketleri, sermaye piyasası kuruluşları, ajanslar gibi kurumların hayata geçirilen en yenilikçi projelerini ve üstün pazarlama başarılarını ödüllendirmenin amaçlandığını, yarışma için kararlaştırılan "... ..." markasının 14, 16, 35, 38, 41 numaralı sınıflarda tescilinin 06.06.2018 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketin tescil işleminin kapsamına giren sınıfların;
değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar, kağıt-karton(mukavva), reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ilgili hizmetler, radyo ve televizyon yayın hizmetleri ve eğitim ve öğretim hizmetlerinden oluştuğunu, müvekkil şirket tarafından tescil edilen işbu markanın, kendisine ait "...'" markası bakımından karışıklığa ve iltibasa sebebiyet verdiğini iddia ederek,
müvekkile ait markanın tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle sicilden terkinini talep ederek huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davayı ikame ettiğini, her iki markanın hizmet alanları birbirinden farklı olduğunu, müvekkili şirkete ait '... ...' markasının iltibasa yol açabileceği iddiasının maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, huzurdaki davaya konu edilen marka üzerinden iltibas suretiyle piyasada sağlanan haksız bir menfaat bulunmaması nedeniyle bahse konu iki markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalininde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı markaları ile davalı markası arasında benzerlik bulunmadığı, mal ve hizmetler açısından sınıfsal benzerliğin söz konusu olmadığı, mal/hizmetlerin bağlantılı/iliskili sayılmalarına ilişkin kriterler dikkate alındığında taraf markaları arasında ilişkili/bağlantılı sınıf olmadığı ve benzer sınıf olarak değerlendirilemeyecekleri, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin davacının hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6455, K. 2024/7712, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama