KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1731 E., 2024/7086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/164 E., 2021/328 K.
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili, davalı ...Ş., davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı muris vekili dava dilekçesinde. Akhisar ...
Köyü 465 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin mülkiyeti müvekkiline ait iken müvekkilinin bu taşınmazdaki hissesini davalı bankadan kredi imkanı sağlanması amacıyla ... adındaki şahsa temlik ettiğini, ...'in bu taşınmaz mukabilinde davalı bankadan kredi kullandığını, kredi sözleşmesinde Mediha Yüksel'in kefil olarak imza attığını, ...'in kullandığı kredinin bir kısımını ödediğini, ancak davalılardan ... ve çocuklarının baskısıyla 465 parsel sayılı taşınmazı ve diğer taşınmazlarını ... üzerine intikalini gerçekleştirdiklerini, bu olaydan beş gün sonra ...'in intihar ettiğini,
...'in borcundan dolayı Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunulduğunu, dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılması amacıyla kredi kefili olan Mediha Yüksel tarafından davalı banka borcunun tamamının kapatıldığını, bunun üzerine dava konusu taşınmazın müvekkiline intikalinin sağlandığını, ancak davalı bankanın ipotek borcu ödenmesine rağmen 465 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek Akhisar ...
Köyü 465 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi yönünden davalı ... Akhisar Şubesi lehine tesis edilen ipoteğin karşılığının ödenmesine nedeniyle ipoteğin fekkine ve Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 sayılı dosyası açısından müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkili yönünden takibin iptaline, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın asılsız, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu icra dosyasındaki alacağın müvekkili banka tarafından ...'ye temlik edildiğini, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, ayırca dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ...'in müvekkili bankadan iki ayrı kredi kullandığını, ...'in gerek asaleten ve gerekse de kefaleten borçlarının bulunduğunu, bu nedenle ... hakkında Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 ve 1464 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını,
19.03.2012 tarihinde davalı ... ile yapılan temlik sözleşmesi ile Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 Esas sayılı dosyası ile ... köyü 348, 349 ve 465 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki ipotek hak ve alacağının temlik edildiğini, bu dosyadaki temliğin kanundaki alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yapıldığını kötüniyetin olmadığını, müvekkili bankanın borçlu ...'den kalan alacağından feragat etmiş olmadığını, sadece bu dosyadaki taşınmazlardaki ipotek hakkını temlik ettiğini savunarak davanın reddine, müvekkili lehine inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 sayılı icra dosyasını davalı ...'a 100.000,00 TL bedel ödeyerek iyiniyetli üçüncü kişi olarak temlik aldığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve bu sebeple müvekkiline işbu davayı ikame etmesinin ve husumet yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin bu dosyadaki tüm teminatları ile birlikte temlik aldığını ve bankanın yerine geçerek tüm haklarına halef olduğunu, dava konusu 465 parsel sayılı taşınmaza ilişkin halen kredi borçlarının bulunmasından dolayı davacının haksız, kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar murisi malike, taşınmazı temlik aldığı 28.01.2010 tarihi ve sonrasında herhangi bir ihtar yapılmaksızın ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinde icra emri tebliğ edilmeksizin taşınmaz payının icra marifetiyle satıldığı, TMK’nın 887. maddesi kapsamında asıl borçluyla beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça, ipotek borçluları bakımından borç muaccel hale gelmeyeceği, malikin istirdat talebinde haklı olduğu,
davacı mirasçıların maliki olduğu taşınmazın satım bedelini uhdesine geçiren davalı Banka'nın işbu bedeli davacı mirasçılara iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların Akhisar ... Köyü 465 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi yönünden davalı ...
Akhisar Şubesi lehine tesis edilen ipoteğin fekkine ilişkin talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının Akhisar 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1456 sayılı dosyası (yeni esas: Akhisar 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2802 Esas) açısından davalı temlik alan ...'ye karşı borcunun bulunmadığının tespitine, takibin davacılar yönünden iptaline, davalı ...Ş.'nin kötüniyetle takip başlattığı hususu sübuta ermediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı yanın istirdat talebinin kısmen kabulü ile 77.900,00 TL alacağın davalı ...Ş.'den alınarak davacılara Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/717 Esas,
2015/662 Karar sayılı veraset ilamında gösterilen miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı banka vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı 3. kişinin borcundan dolayı davalı banka lehine tesis edilen ipotek nedeniyle taşınmazı sonradan ipotekli olarak satın alan davacı tarafından yapılan ödemenin istirdadı, ipoteğin fekki, takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 149 uncu, 72 nci maddesi.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 887 nci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı banka vekili ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1731, K. 2024/7086, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama