KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2111 E., 2024/7333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2022/105 Esas, 2023/218 Karar
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ticari işlemler gerçekleştirildiğini, davalının ihtarname ile müvekkilinin hesabının kat edilerek muaccel hale gelen toplam 1.293.027,66 TL kredi borcunun ödenmesini istediği, ancak müvekkilinin kurumsal finansman desteği kredisi kullanmadığını, kurumsal finansman desteği talep formlarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını ileri sürerek davacının 1.293.027,66 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurumsal finansman destek kredisinin şirket yetkilisinin imzasıyla ve bilgisi dahilinde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma ilamında tarafların iddia ve savunmalarına göre davalı banka kayıtları üzerinde katılım bankacılığı konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılıp davacı adına kullandırılan kredilerin ne şekilde ödendiği, şirket yetkilisine vezneden nakit olarak mı, şirket hesabına alacak kaydedilerek mi ödendiğinin araştırılarak katılım bankalarının çalışma şekillerine göre de kredi müşterisine nakit ödeme yapılması hususu fazlaca görülmediğinden bu kredilerin nasıl bir işlemle kullandırıldığının saptanması,
ayrıca şirket hesabına alacak kaydedilmiş ise ne şekilde kullanıldığının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece imza incelemesi ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmediğinin bildirildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda krediye konu olan 9 adet ve toplamı 2.130.099,17 TL olan faturaların davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davaya konu faturalara istinaden davacının ticari defter kayıtlarına göre her hangi bir ödeme dekontuna rastlanılmadığı,
davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan kullandığı her hangi bir kredi hesabına rastlanılmadığı hususlarının belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 1.293.027,66 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2111, K. 2024/7333, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama