KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2330 E., 2025/2322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1102 Esas, 2023/1003 Karar
- Hüküm
- Feragat nedeniyle ret, ret, kabul
- İlk derece mahkemesi
- Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/105 E., 2018/76 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekilleri ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından davalılara teminat olarak verilen üç adet bono sebebiyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili istinaf aşamasında, davacı ... tarafından davalılardan ... ve ...'e karşı açtıkları davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; senetlerin teminat senedi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; senedin teminat senedi olmadığını, davacı tarafından sunulan protokolün amacının müvekkiline ait hisseyi devralan kişi tarafından müvekkilinin şirket işlerinden kaynaklı şahsi borçlarının kaldırılmaması halinde bu borçlardan davacıların sorumluluğunu sağlamak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla protokolde davaya konu senedin verileceğinin değil hisse satış bedeli olarak verilmiş olduğunun belirtildiğini, senedin teminat olarak verildiğinden bahsedilmediğini, davacıların istekleri doğrultusunda noterde hisse devri sözleşmesi ile hissesini devrettiğini,
davacılar tarafından müvekkiline bu senet verilmiş olduğundan devralandan başkaca bir bedel almaksızın tüm hisselerini devrettiğini, gerek bu sebeple gerekse senedin bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olması sebebiyle senedin mücerret bir borç ikrarını içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'in davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 307. maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...'nün davalı ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacı ...'nün davalı ... aleyhine açtığı davanın kabulü ile davacı ...'nün, Samandağ İcra Müdürlüğünün 2016/583 E. sayılı dosyası ve işbu takip dayanağı olan 15.04.2016 vade tarihli, 450.000,00 TL meblağlı senede ilişkin borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı ... vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ..., davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davadan 15.12.2021 tarihli dilekçesi ile feragat etmiş olup tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı dikkate alınmaksızın hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2330, K. 2025/2322, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama