KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2559 E., 2025/2744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1814 Esas, 2024/138 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak yapmış olduğu intifa bedeli ödemesinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen 76.944,09 TL'nin+Katma Değer Vergisi (KDV) ile birlikte ödeme tarihi olan 24.07.2018 tarihinden itibaren... Bankası'nın (TCMB) kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, davacı ile dava dışı Sata şirketi arasındaki 5 yıl süreli ... Bayilik Sözleşmesinin 18 Eylül 2015 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafın dava dışı Sata şirketi ile yeni beş yıllık bayilik sözleşmesinin imzalamamasının davalı müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı lehine 03.07.2008 tarihinde 15 yıl süre ile tesis edilen intifa hakkının, 22.12.2015 tarihinde davacının istemi ile terkin edildiği, her ne kadar tescil işlem belgesinde davacı vekilinin "...
Taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının süresi dolduğundan/kendi isteğim ile terkinini talep ederim." şeklindeki beyanı bulunsa da, esasen henüz intifa süresi dolmamış olup, rekabet kurulu kararı gereğince intifa hakkının terkin edildiği, ayrıca terkin sırasında, terkinin ivaz karşılığında yapıldığına ilişkin bir beyanda bulunulmamış olduğu, terkin sırasında, bir bedel bildirilmediğinden, intifa hakkının ivazsız terkin edildiği,
18.09.2010 tarihli protokolün 3. maddesi ile intifa süresinin kısaltılmasından mütevellit ... tarafından ödenmiş bulunan intifa bedellerinin kullanılmayan kısmına karşılık gelen bakiyesini talep hakkı saklı tutulmuş ise de, saklı tutulan bu hakkın terkin sırasında bedel gösterilerek kullanılması gerekli olup, terkin sırasında herhangi bir terkin bedeli bildirilmediği, dolayısıyla hakkın kullanılmadığı, ivazlı olarak terkin yapılması halinde bunun terkin belgesinde yer alması gerektiği, çekincesiz olarak ... ...
A.Ş.'nin talebi ile intifa hakkının bedelsiz (ivasız) olarak terkin edildiği nazara alındığında, gelinen aşamada artık bakiye intifa bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kalan intifa süresine isabet eden intifa ivaz bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2559, K. 2025/2744, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama