KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2577 E., 2025/940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/372 E., 2024/516 K.
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2022/604 E., 2023/632 K.
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin 2019/136714 numaralı "..." markasının 31.12.2019'dan itibaren tescilli olup tanınır hale getirildiğini, davalının işyerinde "...
Media" ibareli markasal reklam tabelası kullanımının müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiği gibi davalının aynı ibareli marka tescilinin de tecavüz teşkil ettiğini, bu tecavüzden dolayı müvekkilin maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını, her iki taraf markalarının da asli unsurunun "... " ibaresi olduğunu, müvekkilin markasında kullanılan "M" harfinin özgün şekil unsurunun dahi davalı yanca aynen kötüniyetli olarak alındığını, bu durumun haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespit ve men'ine,
müvekkilinin kullanmış olduğu tescilli markanın aynını teşkil eden ürün ve reklam malzemelerinin toplatılmasına ve sosyal medya üzerinden yayınlanmasının da kaldırılmasına, 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, benzer işaretli markaların farklı mal veya hizmetler için kullanılabileceği gibi tescil de ettirilebileceği, ancak toplumsal tanınmışlık düzeyine ulaşmış markaların tanınmışlık düzeylerine göre tescilli olmadıkları farklı mal ve hizmetlerde de korunabileceği, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her ne kadar dava konusu kullanımların davacı markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olsa da fiili faaliyet alanlarının, sektörlerin ve kapsamlarının farklı olduğu,
farklı sektörlerde yer alan mevcut kullanımların iltibas yaratmayacağı, bu haliyle davacının marka hakkını ihlal edilmediği, işaret benzerliğinin tek başına kötüniyetli kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde taraf marka işaretleri benzerlik gösterse de davalı marka kullanımının kendi adına tescilli ve önceki tarihli markası kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1.b hükmünde marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek ve 26/1.a hükmünün yollamasıyla aynı Kanun'un 7/2.b hükmünde ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanun'un 155. maddesine göre marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecektir.
Somut olayda, davacının davaya dayanak markalarından 01.10.2019 tarih ve 2019/93618 sayılı markası 35. sınıfta "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri hizmetleri" başta olmak üzere 35, 39, 41 ve 43. sınıflarda.
31.12.2019 tarih ve 2019/136714 sayılı markası ise 16, 38, 40, 42 ve 45. sınıflarda tescilli olup her iki marka da aynı şekilde "... + şekil" ibareli olup; davalının kapsamı dışına çıkmadan kullanım savunmasına konu olan ve Mahkemece de isabetli şekilde işaretler arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu belirlenen "... gleam Media+şekil" markası ise 26.12.2019 tarih ve 2019/133208 sayıyla 42. sınıfta "grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç)" başta olmak üzere 16 ve 42. sınıflarda tescillidir.
Hal böyle olmakla birlikte, dosyaya sunulan diğer deliller, Mahkemece yapılan keşif gözlemi ve bu keşfe iştirak eden bilirkişilerin görsel tespitleri dikkate alındığında, davacı tarafından tecavüz iddiasına konu edilen kullanımların, davalı adına tescilli 2019/133208 sayılı markadaki "... +şekil" ibaresi kullanılmak suretiyle dahi olsa, araç giydirme, reklam tabelası ve reklam tasarımı gibi reklamcılık faaliyetleri olarak değerlendirilmesi gerektiği,
mezkur kullanımın davalı adına tescilli 26.12.2019 tarih ve 2019/133208 sayılı marka kapsamının dışına çıkılarak davacının önceki 01.10.2019 tarih ve 2019/93618 sayılı markasının 35. sınıftaki "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri" kapsamında kaldığı ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kabul edilmelidir.
Şu halde Mahkemece, davalının davaya konu markasal kullanımlarının davacının marka hakkında tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek bu cihette yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2577, K. 2025/940, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama