KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2631 E., 2025/1311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1869 Esas, 2024/80Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- Sayısı
- 2020/361 E., 2021/214 K.
Karar Metni
1.227 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11, 35, 37, 40. sınıfta 2018/66681 sayılı “HERTZ KOMPRESSOREN” ibareli marka başvurusunun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca 37. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartılmasına karar verilerek yayımlandığını, ilana davalı şirketin 2003/06255, 2014/57043, 2004/42844 sayılı ve “HERZ”, “HERZ”, “HERZSAT” ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabul edildiğini, bu kez 35. sınıftaki bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkartıldığını,
bu kısmen kabul kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait marka ile benzer görülen ret gerekçesi 2014/57043 sayılı marka hakkında hükümsüzlük davası açtıklarını, davalı Kurum’un bu davanın sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, ayrıca müvekkilinin 2013/58972, 2007/67048 ve 2005/59212 numaralı markalarının davaya konu başvuru yönünden müktesep hak sağladığını, müvekkilinin eski tarihli “HERTZ KOMPRESSOREN”, “INTER HERTZ” ve “HERTZ” ibareli markalarının esas unsurunun da “HERTZ” ibaresinden meydana geldiğini, müvekkilinin seri marka oluşturmayı çabaladığını,
müktesep hak için benzer görülen markaya yaklaşma gayesi içerisine girilmemesi ve önceki markaların esas unsurunu taşımasının önem arz ettiğini, davalı Kurum’un “INTER HERTZ” markasında “inter” ibaresinin yer alması ile müktesep hakkın olmadığı yönündeki kararının hataya dayandığını, müvekkilinin 2005 yılından bu yana “HERTZ” ibareli markalarını yoğun bir şekilde kullanıp tanınır hale getirdiğini,
“HERZ” ve “HERTZ” ibarelerinin anlamsal olarak farklılaştığını ileri sürerek 2020-M-7749 sayılı YİDK kararının 35. sınıftaki hizmetler bakımından iptali ile bu hizmetler bakımından davacı markasının tescil işleminin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; devam eden bir yargılamanın davalı Kurum tarafından bekletici mesele yapılması yönündeki talebin mevzuata uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait başvurunun tescil kapsamından çıkartılan çekişmeli mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalar kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür oldukları, taraf markaların “H-E-R-*-Z” harflerini ortak olarak içermesi nedeniyle görsel açıdan benzerlik taşıdıklarını, davacı markasında bulunan ilave “T” harfinin markalar arasında kayda değer bir işitsel farklılık doğurmadığı, bu nedenle markalar arasında işitsel (fonetik) anlamda da ciddi düzeyde bir benzerlik bulunduğu,
davacıya ait markanın asli unsuru konumunda bulunan “HERTZ” ibaresinin bir kısım tüketiciler açısından “frekans birimi (Hz)” olarak algılanabileceği düşünülse bile bu anlamın ortalama Türk tüketiciler nezdinde yaygın şekilde bilinmediği, davalıya ait “HERZ” ibaresinin ise Almanca’da “kalp” anlamına geldiği,
ortalama tüketici açısından ilgili kelimenin anlamının bilinemeyeceği, dolayısıyla iki marka açısından toplumun geneli itibariyle kavramsal bir karşılaştırma yapılamayacağı, davacının müktesep hak iddiasına dayanak 2013/58972 ve 2005/59212 numaralı “Hertz Kompressoren” ve “Hertz” ibareli markaların tescil kapsamında 07. sınıfa dâhil malların bulunduğu, 35. sınıftaki hizmetleri içeren dava konusu marka başvurusu için davacı lehine müktesep hak oluşturamayacakları, müktesep hak iddiasına dayanak 2007/67048 numaralı “INTER HERTZ” ibareli markanın ise dava konusu ” ibareli marka ile farklı olduğu,
davacının önceki markasında bulunan “INTER” ibaresine yeni marka başvurusunda yer verilmediği, dolayısıyla bu durumun markanın ayırt edici niteliğini değiştirdiği, davacının 2007/67048 numaralı markası bakımından da müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Türk Patent YİDK’nun 2020-M-7749 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun tescili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava konusu 2018/66681 numaralı başvurunun “hertz kompressoren” ibareli olduğu, mavi renkte yazıldığı, münhasıran “hertz” ve “kompressoren” kelime unsurlarından teşkil ettiği, davalıya ait ret gerekçesi 2014/57043 tescil numaralı “HERZ” ibareli markanın ise münhasıran standart büyük harflerle yazılmış “HERZ” kelimesinden oluştuğu görülmektedir.
Davacı tarafça, davalı şirkete ait redde mesnet 2014/57043 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemli dava açtıkları ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, iptali istenen YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı,
YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markanın hüküm ifade ettiği, dolayısıyla Kurumca hükümsüzlük davasının sonucunun beklenilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-72 E. ve 2021/245 K. sayılı ilamı ve Dairemizin 26.12.2023 tarih, 2022/3696 E. ve 2023/7674 K. sayılı ilamlarında “556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 44/1 maddesinde markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararının sonuçları itibariyle geçmişe etkili olduğu” açıkça belirtilmiştir.
Ancak hükümsüzlük kararının etkisinin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağı madde hükmünden açıkça anlaşılamamaktadır. Buna karşılık hükümsüzlük kararının etkili olacağı ilk tarihin, markanın 556 sayılı KHK’nın korumasından yararlanmaya başladığı tarih olan tescil tarihi olması gerektiği öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir.
O hâlde marka tescili anından itibaren geçersiz sayıldığından doğal olarak hiç tescil edilmemiş sayılan markaya ilişkin önceki hukuki işlemler de konusuz ve geçersiz hâle gelmektedir.
Öte yandan vurgulamak gerekir ki 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 27. maddesinin birinci fıkrasında, mülga 556 sayılı KHK’nin 44/1 maddesinin aksine, hükümsüzlük kararının tescil tarihinden değil, başvuru tarihinden itibaren etkili olacağı ve bu markaya SMK ile sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı açıkça belirtilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 53. maddesi. “Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47 ila 52 nci maddelerde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir.” hükmünü haizdir. Buna göre açılacak davanın konusunu YİDK’nin verdiği kesinleşmiş kararların iptali oluşturmaktadır.
Mahkeme itiraz sebeplerinin ve bunlarla ilgili olarak Kurum’a sunulan belgelerin değerlendirmesini yapmak suretiyle karar verecektir. İtirazda ileri sürülmeyen hususların daha sonra mahkemede ileri sürülmesi mümkün değildir. Örneğin itiraz safhasında markanın tanınmış olduğu ileri sürülmemiş ise daha sonra mahkemede bu husus ileri sürülemeyecektir.
Bununla birlikte YİDK kararı kesinleştiği için bu süre zarfında marka tescil edilmiş ise 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi gereğince YİDK kararının iptali davasından ayrı olarak hükümsüzlük davası da açılabilecektir. Her iki davanın şartları arasında (dava açma süresi, davanın tarafları ve konusu bakımından) farklar bulunsa da bu iki davanın birlikte açılmasında bir engel bulunmamaktadır.
Bu kapsamda itiraza dayanak yapılan markaların hükümsüz kılınması hâlinde hükümsüzlük kararlarının etkisi hem YİDK kararının iptali davasını hem de başvuruya konu markanın hükümsüzlük davasını etkileyecektir. Zira bu davalar 556 sayılı KHK’nin 44/2 hükmünde belirtilen hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olmasının istisnası kapsamında değildir.
Belirtildiği üzere, 6769 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 25. maddesine göre verilen hükümsüzlük kararı, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanun'la sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2631, K. 2025/1311, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama