KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2771 E., 2025/3021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1466 Esas, 2024/423 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Sayısı
- 2022/322 E., 2022/508 K.
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı asıl ..., davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
Mahkemenin 2017/440 E., 2017/771 K. sayılı dosyasında limited şirketin hisselerinin inançlı işlem uyarınca devredildiğinin tespiti ile davacı adına yeniden tescili isteminin reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen dava dosyasında bulunmayan her türlü tartışma ve şüpheden uzak, ulaşılabilir somut 92 adet delil ve belge ile bu delillere ait somut ekleri münferit ya da komple incelendiğinde, ilgi kesinleşen hükmün maddi gerçekliğe tamamen aykırı olduğunu ve davalıların ilgili davada,
adaleti yanıltarak adli hataya sebep olduklarını gösterir somut belgelerin çoğunun davalılarla arasındaki adli süreç dolayısı ile kesinleşme sonrası ortaya çıkması sonucu kaybolan haklarına hukuken kavuşabilmek için düzeltilmiş mahkeme kararına ihtiyaç duyduğunu ileri sürerek Mahkemenin 2017/440 E. sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle yargılamanın yenilenmesi davalarında kanun hükmü yeterince açık olup iadeyi gerektiren sebebin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde yargılamanın iadesine başvurulması gerektiğini, fakat davacının iş bu iade talebi 24.03.2022 tarihli olup yeni elde ettiğini iddia ettiği delilleri ile ilgili olarak beyan etmiş olduğu tarihler göz önüne alındığında üç aylık kesin sürenin geçtiğini, esasa ilişkin olarak yargılamanın iade edilebilmesi için koşullardan herhangi birisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulünün gerektiği, davacı tarafın sunduğu belgelerin hükmün esasını etkiler nitelikte olmadığı, davacı Mahkemenin 2017/440 E. sayılı dosyasında sunamadığı belgelerin çoğunun davalılarla arasındaki adli süreç dolayısı ile kesinleşme sonrası ortaya çıktığını belirtmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375/ç hükmü bağlamında yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin,
kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede yargılamanın yenilenmesi sebebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunduğunun tespit ve ispat edilemediği, davacının yargılanmanın yenilenmesi davasının mesmu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asılca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca, limited şirket hisselerinin inançlı işlem uyarınca devredildiğinin tespiti ile davacı adına yeniden tescili istemine yönelik olarak Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/440 E., 2017/...
K. sayılı dosyası ile dava açıldığı, Mahkemece inançlı işlem iddiasının içtihatı birleştirme kararı uyarınca yazılı belgeyle ispatlanabileceği, davacı tarafça yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, süresi içesinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığından hükmün 07.03.2018 tarihinde kesinleştiği, ancak yargılamadan sonra davacı yanın dosyaya sunduğu dava dosyasında bulunmayan somut 92 adet delil ve belge ile bu delillere ait somut ekleri sunmak suretiyle yargılamanın iadesi talep edildiği,
davacı yanca yargılamanın yenilenmesine dayanak olarak gösterilen 92 adet delil ve bir kısım belgelerin 2017/440 E. sayılı dosyasına sunamama sebebinin söz konusu belgelerin kendisiyle davalılar arasındaki adli süreç dolayısıyla kesinleşme sonrası ortaya çıktığı iddia edilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, söz konusu yargılamanın yenilenmesine gerekçe gösterilen davacı yanca sunulan bilgi ve belgelerin, yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin,
kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması şeklinde değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gibi yargılamanın yenilenmesine sebep teşkil etmeyeceği, lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olduğunun tespit ve ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asılca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, HMK'nın 374 ve devamı maddeleri hükmü uyarınca yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2771, K. 2025/3021, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama