KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3297 E., 2025/3513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1482 Esas, 2023/2560 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1179 E., 2019/1011 K.
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının şirket ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı ...'a yönelik karar daha önce kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'ye yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın iadesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dairemizin 02.10.2023 tarihli bozma ilamı ile dava konusu uyuşmazlığa uygulanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinin, Anayasa Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarihli, 2020/11 E. ve 2023/98 K. sayılı iptal kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği,
bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yasal dayanağının ortadan kalktığı gerekçesiyle tarafların iddia ve savunmaları ile ilk itirazları değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirket yararına vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
HMK'nın 326/1 hükmü "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
" şeklinde ise de somut dosyada yaşanan yargılama süreci Anayasa Mahkemesinin tasarrufu gerçekleşmiş olduğundan her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir” hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekâlet ücretine hükmetmemesi hakkaniyete daha uygun düşecektir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı şirket yararına hükmedilen vekâlet ücreti yönünden bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3297, K. 2025/3513, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama