KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4450 E., 2025/3315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1087 Esas, 2024/686 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2019/233 E., 2021/86 K.
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02.08.2018-02.08.2019 dönemine ilişkin taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigorta poliçe sözleşmesi düzenlendiğini, poliçe kapsamında davalı ... şirketinin davacının taşıyacağı kablo ve kablo malzemesi olmak üzere muhtelif yükleri sigortaladığını, müvekkilinin çeşitli tarihlerde kiraladığı araçlara ...'teki Midal Kablo A.Ş. fabrikası yükleme sahasından Gürün/Sivas'ta bulunan ...
Gurup A.Ş. iş yerine gönderilmek üzere yüksek gerilim kablosu yüklediğini, 22.09.2018 tarihinde kabloların teslim alıcısı ...
Grup'un mamüllerin kendilerine ulaşmadığını müvekkiline bildirdiğini, müvekkili şirket yetkilerinin derhal savcılık ve emniyet birimleri ile iletişime geçtiklerini, ... plakalı çekici ile yapılan taşımanın sahte plaka ve sürücü belgesi ile yapıldığının tespit edildiğini, sahte ruhsat ve ehliyet ile malları teslim alan sürücünün benzer suçlar nedeniyle tutuklu olup soruşturmanın halen devam ettiğini, ... ve ... plakalı çekiciler ile yapılan taşımalarda şoförleri arayan bir kişinin kabloları Gürün/Sivas yerine Ankara'da bir adrese indirilmesini istediğini, malların bu adrese indirildiğini, kabloların akıbetinin belirlenemediğini,
soruşturmanın halen devam ettiğini, kabloların alıcısı ...
Grup'un teslim edilmeyen mallar için 2.12.2018 tarihli 274694 numaralı 200.058,60USD tutarlı zarar ziyan faturası düzenlediğini, düzenleme tarihindeki dolar kuru üzerinden (5,2985 TL) Türk Lirasına çevrilen fatura tutarının 1.060.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin hırsızlık ve dolandırıcılık yolu ile teslim edilmeyen kablolar nedeniyle uğradığı zararın karşılanması için davalı ... şirketine başvurduğunu, davalı şirketin kiralık araç ruhsat ve sürücü belgesi fotokopisini almamış olmasını ihmal sayarak ödemeden kaçındığını, müvekkilinin bir ruhsat ya da ehliyetin sahte olup olmadığını saptama olanağının olmadığını,
... ve ... plakalı araçlarla dolandırıcılık ya da hırsızlık olayının sahte evrak olmaksızın gerçekleştiğini, her üç yüklemeye ilişkin sevk irsaliyesinin düzenlendiğini ileri sürerek 1.060.000,00 TL'nin dava tarihi itibari ile işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hasar ihbarı üzerine hasar dosyasının açıldığını, yapılan ekspertiz sonucu ilk nakliyenin ikiz plakalı araç ve sahte ehliyet ile 06.09.2018’de yapılıp kamyonun yüklenerek sevk edildiği ve makul sürede malın teslim edilip edilmediğinin hiç sorgulanmadığını, son iki kamyonun da 10.09.2018 tarihinde nakledilmesine rağmen gönderilen malın akıbeti hakkında ne nakliye firması ne de alıcı firmanın hiçbir sorgulama yapmadığını, alıcı firmanın sonradan eksik mal olduğunu fark etmesi üzerine durumun anlaşıldığını,
ilk nakliyeden sonra makul sürede malın teslim edilip edilmediğinin teyidi yapılmış olsa idi bu malın teslim edilmediğinin anlaşılması üzerine sonraki sevkiyatlarda daha duyarlı davranılacağını ve son iki kamyon yükün çalınmayacağını, sigortalı firma sahibi veya çalışanlarının ya da aracılık eden diğer nakliye firmalarının sadece komisyonlarını alıp telefon bağlantısı ile iş gördüğü,
sözleşme, kimlik, ehliyet, ruhsat vb. belge kontrolü, güvenlik teyidi yapmadan yükleyip gönderdikleri malların makul sürede alıcıya ulaşıp ulaşmadığının kontrolünü de sağlamadıklarını, sigortalının gerek hasar anında gerekse de öncesinde sanki sigortası yokmuşçasına sigortalanan menfaati koruma, hasarın oluşmaması veya oluştuktan sonra büyümemesi için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü mevcut olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sigorta hukuku ve poliçe şartlarına göre olayın teminat dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta poliçesinin "Teminat Harici Haller" başlığı altında. "6) Sahte plaka, motor ve şasi numaralı araçlar ve çalıntı araç ile yapılan taşımalarda meydana gelecek her türlü hasar, ... ve masraflar ile bunlara ilişkin sorumluluk talepleri,” ifadesinin yer aldığı, poliçenin "Özel Şartlar" başlığı altında 23. maddesinde.
"Alt taşıyıcılar ile yapılan taşımalarda gerçek dışı beyan (sahte plaka, ehliyet, ruhsat, motor ve şasi numaralı araçlar) halinde meydana gelebilecek her türlü hasar ve ziyalar teminata dahil edilmiş olup sigortalı yükleme öncesi aracın ve sürücünün belge ve bilgilerini almakla yükümlüdür." düzenlemesi yapıldığı, “Sigortalının Yükümlülükleri” başlığı altında.
“Kiralık araçlar ile yapılan taşımalarda sigortalı araç seçimi için gereken her türlü dikkat ve özeni gösterecek, araca ve şoföre ait resmi evrakların yürürlükteki mevzuata aykırı olmaması halinde söz konusu araca yükleme yapacak, aksi halde yükleme yapmaktan kaçınacaktır.” ifadesinin yer aldığı, meydana gelen olayda davacı şirketin poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, olayın teminat dışında kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından alt taşımacılar ile yaptırılan üç adet taşımada malın alıcıya teslim edilmemesi sonucu davacı şirkete yansıtma faturası düzenlendiği ve cari hesaba kaydedildiği, davacı şirket tarafından zararın tazminin talep edildiği, her üç alt taşımada da davacı sigortalı tarafından aracın ve sürücünün belge ve bilgilerinin alınmadığı gibi alt taşıyıcıların gerçek kişi olduğu,
poliçe uyarınca meydana gelen zararın teminat kapsamında olması için taşımanın sigortalının sahip olduğu kendine ait araçlar ve/veya tüzel kişiliğe haiz nakliyeci firmalar ile yapılması gerektiği, davacının piyasadan bulduğu gerçek kişi nakliyecilerle taşıma işini yaptığı, buna göre; öncelikle davacı sigortalı tarafından yapılan taşımanın kendine ait araçlar ve/veya tüzel kişiliğe haiz nakliyeci firmalar ile yapılmadığı, ayrıca davacı tarafça alt taşımacıların seçiminde gerekli özenin gösterilmediği, sahte plaka ile yapılan taşımada yükleme öncesi aracın ve sürücünün belge ve bilgilerinin alınmadığı,
bu suretle oluşan hasar ve rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığı, hükmedilen vekâlet ücretinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigorta poliçe sözleşmesine dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4450, K. 2025/3315, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama