KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4531 E., 2025/3049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/572 Esas, 2024/527 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/82 E., 2024/81 K.
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un hissedarı olduğu Bank Asya'nın Tasarruf Menduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini, ...'un hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu Kaynak Holding'e ve hissedarı olduğu diğer şirketlere kayyım atandığını, sulh ceza mahkemesi kararı ile de tüm malvarlığına el konulmasına karar verildiğini, söz konusu kararlara karşı itiraz edildiğinden hukuki süreç devam ederken TMSF yetkili kılınarak şahsi malvarlığına da kayyım atandığını, müvekkilleri hakkındaki ceza yargılamasının da devam ettiğini, "...
Mühendislik'in %50 oranındaki Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün satışa çıkarıldığını, satış kararının ilandan öğrenildiğini, şirket için önceden görevlendirilen kayyımlara ait tüm yetkilerin TMSF'ye devredilmesine karar verildiğini, TMSF'nin Cumhurbaşkanlığına bağlandığını, Cumhurbaşkanı kararı olmadan TMSF'nin tek başına satış ve tasfiye kararı vermesinin ilgili hukuki düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu, şirketlerin satışı için haklı ve hukuka uygun, ticari gereklilik için sebep olmadığını, ihalenin yapılması halinde 3. kişilerin ihale usulü yapılması nedeniyle iyi niyet iddiaları halinde,
çok değerli mülk içeren hisselerin satışı da imkansız olacağından zararın artacağını ileri sürerek davaya konu edilen TMSF Fon Kurulunun ... Mühendislik İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. A.Ş.'de ihale usulü ile 14.02.2024-16.02.2024 tarihlerinde yapılacak hisselerin satışa çıkarılmasına satışına ilişkin TMSF kararına dayanak varsa Cumhurbaşkanı kararının iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara, dava dilekçesi tebliğe çıkarılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari ve iktisadi bütünlük kararının TMSF tarafından alınması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, adli yargının görevsiz olduğu, davacılar vekilince açılan davada yargı yolunun caiz olmadığı, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiş, karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların şahsi malvarlığına kayyım olarak atanan TMSF'nin ... şirketinin %50 payına ilişkin oluşturulan iktisadi bütünlüğün satışına ilişkin olarak alınan Fon Kurulu Kararı'nın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4531, K. 2025/3049, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama