KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4862 E., 2025/3039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/569 Esas, 2024/851 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/70 E., 2022/3 K.
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1978 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markalarının seri ve tanınmış marka niteliklerini haiz olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2018/115611 no.lu ve "..." ibareli marka başvuruna yapılan itirazın davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru markasının müvekkili adına tescilli markaların devamı niteliğinde olduğu imajını verdiğini, "..." ibaresinin sonuna eklenen “-n” ve “-t” harfleri ile oluşturulduğunu, müvekkili markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, taraf markalarının aynı/aynı tür mal ve hizmetlerde kullanılacağını, bu durumun markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracağını,
davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız faydalanma amacı taşıdığını ve başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2020-M-11212 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar ve hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunmadığı,
taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi dava konusu marka başvurusunun başında da yer almakta ise de başvuruda "BAY" ve "CENT" ibareleri farklı renklerde yazılarak "..." ibaresinin vurgulandığı, bu ibarenin anlamının da tüketiciler tarafından bilindiği, bu ... göre davalı markasının "...+..." olarak değil, "...+..." olarak okunup algılandığı,
davalı markasının bütünsel olarak davacı markalarından farklılaştığı, bu nedenle de aralarında ilgili tüketici nazarında benzerlik ilişkisi kurulmayacağı, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığı gibi taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin de bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali ve diğer davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4862, K. 2025/3039, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama