KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4937 E., 2025/3852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1434 Esas, 2024/1204 Karar HÜKÜM : Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/337 E., 2021/40 K.
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan .... Haber ve .... Yayıncılık A.Ş.'nin yayınlamakta olduğu ve diğer davalı ... firması ile ...'ın yapımcılığını yaptığı, ...'ın da senaryosunu yazdığı "..." adlı dizinin müvekkiline ait olan "..." adlı öyküden intihal yoluyla elde edildiğini, isim belirtilmeden ve izin alınmaksızın söz konusu dizinin yayınlanmaya devam edildiğini, bu durumun müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek "..." dizisi için davalılar aleyhine 400.000,00 TL manevi tazminat ve 100.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, hüküm özetinin üç büyük gazetede ilânını talep etmiştir.
2.Davacı vekili 02.09.2019 havale tarihli dilekçesinde; davanın açıldığı sırada sehven faiz talebinde bulunmadıklarını, faizin asıl alacağa bağlı olduğunu, her zaman ıslah yolu ile talep edilebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirtmedikleri faiz talebinde bulunduklarını ve her bölüm için takdir edilecek meblağın, bölümlerin yayınlandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile uygun görülmediği takdirde ise yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
3.Davacı vekili 02.09.2019 havale tarihli talep artırım dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirlenen 14.000,00 TL bölüm başı değerinin ilk 19 bölüm için 3 katı olan 42.000,00 TL olarak talep ettiklerini, davanın maddi tazminat açısından değerini 42.000,00 x 19= 798.000,00 TL olarak yükselttiklerini beyan etmiş, 14.09.2020 tarihinde tamamlama harcı yatırılmıştır.
II. CEVAP
1.Davalılar ... Film Yapım Tic. Ltd.
Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin söz konusu dizinin yapımcısı, diğer müvekkilinin ise şirketin yetkilisi olduğunu, dizinin yapımcısı sıfatı ile mali hakların sahibinin müvekkillerinden Limon Yapım olduğunu, diğer müvekkili ...'a herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin yapımcısı olduğu dizinin ana öyküsü ve senaryosunun ...'a ait olduğunu ve hikayenin 2011 yılında kendisi tarafından yazıldığını, davacının ... isimli öyküsünün "..." dizisinde kullanılmadığını, başka herhangi bir projede de kullanılmadığını,
müvekkilinin davacının hikayeyi gönderdiği tarihin çok öncesinde ... ile birlikte "..." dizisi için çalışmalara başladığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı .... Haber ve .... Yayıncılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının öykü olarak nitelendirdiği "..." başlıklı yazının eser olarak nitelendirilemeyeceğini, "..." ile "..." arasında benzerlik bulunmadığını, davacının manevi tazminat talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığını ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.08.2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği, "..." isimli öykünün ilim ve edebiyat eseri olduğu, eser sahibinin davacı olduğu, "... " isimli dizide, ....'ın ihraç edilmesi ve....'nın geçmişini öğrenmesi olaylarında davacının ... metninden yararlanıldığı, esinlenmenin aşılarak davacının hususiyetini taşıyan öykü parçaları üzerinden dizinin işlendiği, bu nedenle davacının mali haklarından işleme hakkının ihlal edildiği, "..." isimli dizinin ilk 19 bölümünde kimi öykü parçalarının davacının "..." isimli öyküsünden izinsiz işlendiğinin anlaşıldığı,
buna karşılık ... dizisinin tüm öyküsünün (tamamının) davacının metninden alınmış olmadığı, bu nedenle ilişkili meslek örgütleri tarafından önerilen %2'lik öykü bedelinin yarısının (%1'inin) uygun olduğu, 19 bölüm için 7.000 X 19 = 133.000,00 TL olarak hesaplandığı, rayiç bedelin en çok 3 kat fazlasının istenebileceği, bu taleplerin ileri sürülmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararının gerçekleşmiş bulunmasının şart olmadığı,
manevi haklardan "eser sahibi olarak belirtilme" hakkı ihlal edilmiş olduğundan davacının manevi tazminat talep edilebileceği, davacının tazminat taleplerinin yanında tecavüzün men'ini talep ettiği, ancak davacı tarafından maddi tazminat talep edildiğinden ve 3 kat maddi tazminata hükmedildiğinden sair taleplerin reddine karar verildiği, hükmün ilânında davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 399.000,00 TL'nin dava tarihi olan 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 150.000,00 TL'nin dava tarihi olan 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, sair taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilânına, masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan hakların ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4937, K. 2025/3852, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama