KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4944 E., 2025/3148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/764 Esas, 2024/894 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/162 E., 2023/399 K.
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." işletme adıyla faaliyette bulunmak isteyen müvekkilinin, "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek istediğinde, davalı tarafından 43. sınıfta anılan markanın tescil ettirildiğini öğrendiğini, bu tescilin kötüniyetli olduğunu, 2003 yılından bu yana "..." isminin davacıya ait işletme ile tanınır ... geldiğini ve davacının "..." adı için gerçek hak sahipliği bulunduğunu ileri sürerek davalıya ait 43. sınıfa kayıtlı 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı ve "... Nişantaşı" ile "... Ankara" ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25. maddesine göre, markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için hükümsüzlüğü talep edilen markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tutulan sicilde kayıtlı bulunmasının ön şart olduğu, tescili bulunmayan bir markanın, mahkemeden hükümsüzlüğünün talep edilmesinde hukuki yararın olmadığı, TÜRKPATENT veri tabanında yapılan araştırmada, hükümsüzlüğü talep edilen 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı markaların tescil edilmemiş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve SMK'nın 25. maddesine göre, bir markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için hükümsüzlüğü talep edilen markanın TÜRKPATENT nezdinde tutulan sicilde tescilli bulunmasının gerektiği, dava konusu 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı markaların ise dava tarihinde ve halen tescil edilmemiş oldukları, davacının ise bu durumu TÜRKPATENT nezdinde tutulan markalar sicilinden inceleyip, davasının buna göre açmasının gerektiği,
dolayısıyla mahkemece davanın reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4944, K. 2025/3148, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama