KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4940 E., 2025/3582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/529 Esas, 2024/1200 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/6 E., 2023/688 K.
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1.656.000,00 TL bedelli 7 adet bonoya istinaden müvekkili aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2009/19947 E. sayılı dosyasında icra takibine girişilmesinden sonra müvekkilinin dava konusu bonolardan dolayı davalı tarafça ibra edildiğini, bu nedenle davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davaya konu bonolardan ve takipten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibe konu bonoların iptalini, davalı yanın % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ibranamenin borcun ödenmesi şartına bağlı olarak düzenlendiğini, o dönemde davacının icra dosyasındaki vekili olan Avukat ... 'ya yediemin olarak teslim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeni ile ibranamenin geçerli olmadığını, davacının borcunu ödediğini iddia etmesine rağmen ödemeye ilişkin makbuz almamasının da hayatın olağan akışına uygun düşmediğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükü üzerinde olan davalının, ibraname aslını ibraz etmediği ve borcun ödenmediğini ispat edemediği, yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı yanca fotokopisi sunulan belgeyi imzaladığını kabul etmesine rağmen, borç ödendiğinde aslının davacı borçluya teslim edileceğini, ancak borcun ödenmediğini savunması karşısında ikrarının, bağlantılı bileşik ikrar mahiyetinde olması nedeni ile ispat yükü bölünemeyeceğinden borcun ödendiğinin davacı yanca ispatlanması gerektiği, fotokopi belgenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 205/1 hükmü kapsamında imzası inkar edilmeyen belge niteliğinde olmadığı, borcun ödendiğinin aynı Kanun'un 200. maddesi gereğince davacı yanca ispat edilemediği,
hal böyle olunca davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibi sonrasında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4940, K. 2025/3582, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama