KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5114 E., 2025/3075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/799 Esas, 2024/1128 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/272 E., 2021/373 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 2016/13972 sayılı "..." ibareli marka başvurusu kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerin davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı yaptığı itiraz nedeni ile Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından çıkarıldığını, davacının bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2017-M-4338 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun, başvuru listesinde yer alan bütün emtia açısından tescili işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markanın tanınmış olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK tarafından tesis edilen davaya konu kararın iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun büyük harf karakteri ve düz yazı ile yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda başkaca bir unsura yer verilmediği, davalı tarafa ait redde mesnet markalarda yer alan asıl unsurunun ise ... ibaresi olduğu, bu markaların bir kısmı sadece "..." ibareli iken bir kısmı ise bu ibarenin yanına farklı ibareler eklenerek oluşturulduğu, bir bölümünde ise şekil, renk ve logodan oluşan kombinasyonlara yer verildiği, ancak bu markaların tamamında, algılanan ilk unsurun "..." ibaresi olduğu,
"..." ibaresi, uniseks bir kişi ismi olduğu gibi durmak fiilinin, 3. tekil şahıs için geçmiş zamandaki kullanım şekli olduğu, "..." ibaresinin ise Türk Dil Kurumu sözlüğünde, "Bulanıklığı olmayan, berrak" şeklinde tanımlandığı, söz konusu kelimelerin açıklanan anlamları ile toplumun geniş kesimi tarafından bilindiği, buna göre taraf markaları arasında kavramsal yönden belirgin farklılığın bulunduğu, yine, işitsel yönden de dava konusu başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlandığı, her ne kadar işaretler arasında tek harf farklılığı mevcut ise de davacı başvurusunda farklı olarak yer verilen "D" harfinin, vurgulu şekilde telaffuz edildiği,
görsel yönden de markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hüküm ile davanın kabulüne ve YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5114, K. 2025/3075, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama