KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5116 E., 2025/3358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/751 Esas, 2024/1068 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/263 E., 2021/367 K.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/38846 sayılı "..." ibareli markanın 9. sınıfta tescili için TÜRKPATENT'e başvuruda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve c hükümleri uyarınca reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, dava konusu markanın SMK'nın 5/1-b hükmü kapsamında tescil edilebilir bir marka olduğunu, markayı oluşturan ibarelerin "ev" ve "takım" anlamlarına geldiğini,
bu ibarelerin tek başlarına dahi marka kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici olduğunu, müvekkili markasının "..." birleşik kelime markası şeklinde orijinal olarak oluşturulduğunu ve bu bileşik kelime bütünü ile daha önce 09. sınıftaki mallar için kullanılmayan bir ibarenin meydana getirildiğini, anılan ibarenin İngilizce’nin daha yaygın bilindiği ülkelerde dahi tescil edildiğini, yoğun kullanımlarının bulunduğu göz önüne alındığında "..." markasının müvekkilinin markası ile ilişki kurulmasını sağlayacağını, başvuru konusu markanın SMK'nın 5/1-c hükmü kapsamında da reddinin mümkün olmadığını,
müvekkili markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, SMK’nın 5/2 hükmü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, bu ibarelerin Türkçe'de "ev" ve "donanım, teçhizat, araç, gereç" anlamlarına geldiğini, dolayısıyla anılan ibarenin ayırt edicilikten yoksun olduğunu, başvuru kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı ve tasviri nitelikte bulunduğunu, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu 2017/38846 sayılı "..." ibareli markanın SMK’nın 5/1-b ve c hükümleri uyarınca başvuru kapsamında yer alan 09. sınıftaki hiçbir mal yönünden reddi şartlarının oluşmadığı, davacı yanın önceki tarihli tescilli "..."markalarının, dava konusu başvuru yönünden davacı yana müktesep bir hak sağlamayacağı, davacının önceki tarihli "kit" ibaresini içerir markalarında, anılan ibarenin esas unsur olarak değil bütünü oluşturan kelimelerin son hecesi olarak kullanıldığı, salt bu nedenle anılan markaların dava konusu marka yönünden bir seri marka algısı da oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin Türkçe'ye "ev araçları, ev teçhizatı, ev donanımı" şeklinde tercüme edilebileceği, belirtilen anlamı itibariyle dava konusu başvurunun belirli bir mala işaret etmediği, evde kullanılan mobilya, elektronik eşya veya süs eşyası olarak algılanabileceği, dolayısıyla doğrudan tanımlayıcı ya da tasviri nitelik taşımadığı, ayrıca SMK'nın 5/1-b hükmü anlamında da başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden ayırt edici olduğu, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri anlamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5116, K. 2025/3358, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama