KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5316 E., 2025/3621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/753 Esas, 2024/1058 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/271 E., 2021/372 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 38. ve 41. sınıf hizmetlerde “...” ve “... ” markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin başvurusuna konu “...yesem” markasının müvekkili markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzerlik taşıdığını, müvekkilinin “...” yarışma programının çok geniş izleyici kitlelerine ulaştığını, programın gerek medyada gerekse de sosyal medyada çok ilgi gördüğünü, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir devamı niteliğinde olduğunu, markalarda “bugün ne” ibaresinin vurgulandığını, her iki markada da yazı karakterleri, renk unsurları,
ibarelerin dizilim şekli gibi ilk bakışta fark edilebilecek benzerliklerin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait bir konsept algısı yarattığını, markadaki yüklemin değişmiş olmasının bu algıyı değiştirmeyeceğini, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkili markasının itibarının zarar göreceğini, müvekkilinin “...” markalarının tanınmış marka olduğunu,
dava konusu başvurunun kötüniyetli bir şekilde gerçekleştirildiğini ileri sürerek 2017-M-6215 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve dava konusu 2016/10911 sayılı marka tescil edildiği takdirde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işaretlerin aynılık ya da benzerlik içermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel anlamda figüratif unsurlar yönünden bir yakınlık bulunmadığı, markaların yeterli derecede birbirlerinden uzaklaştığı, hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde iki ayrı marka olarak algılanacağı, tüketicilerin "bugün + ne" kompozisyonuyla günlük hayatta sık karşılaşması nedeniyle davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında her hangi bir ilişkilendirme, karıştırma yaşamayacağı, bu kelimeler üzerinde davacıya tekel hakkı tanınamayacağı, bütün olarak bıraktıkları genel izlenim yönünden iltibasın, karıştırmanın yaşanmayacağı,
dosya kapsamındaki delillerin davacının tanınmışlığını ve davalı gerçek kişinin kötüniyetini ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava konusu taraf markalarının karıştırılmaya yol açacak nitelikte benzer olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5316, K. 2025/3621, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama