KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5317 E., 2025/3269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1011 Esas, 2024/1353 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/139 E., 2022/89 K.
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ''...'' ibareli 2019/136234 sayılı marka başvurusunun, davalının ''...'' ibareli markasına dayanarak yaptığı itiraz sonucu 42. sınıf hizmetler bakımından kısmen reddedildiğini, oysa markalar arasında genel görünüm itibarıyla benzerlik bulunmadığını, ''...'' ibaresinin zayıf nitelikli, anlamca çok yönlü olup çok sayıda marka tarafından kullanıldığını, müvekkil markasının parçalanarak değerlendirilemeyeceğini, hizmetlerin de benzer olmadığını, davalının sunduğu kullanım belgelerinin ciddi kullanım için yetersiz bulunduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve marka başvurusunun tesciline devam edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir ''...'' ve ''...'' markalarıyla faaliyet gösterdiğini, otel, kafe ve inşaat projelerinin mimari tasarımını üstlendiğini, taraf markalarının 42. sınıf kapsamında aynı hizmetleri içerdiğini, ''...'' markasının müvekkilinin tescilli markası ve ticaret unvanının birleşimi niteliğinde olduğunu, ''...'' kelimesinin zayıf bir ibare olmadığını, davacı markasının 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3, 6/6 ve 6/9 hükümlerince de tescile engel olduğunu, faturalarında ''...'' ve ''...'' ibarelerinin birlikte kullanıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının sunduğu sınırlı sayıda ancak tarihli ve çeşitli projelere dayanan belgelerin, mimari tasarım hizmetlerinde ''...'' ibaresinin markasal kullanımını ve bu kullanımın yıllara yayılmış sürekliliğini gösterdiği, özellikle mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri bakımından taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, ancak bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri;
kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri açısından böyle bir benzerlik veya davalının gerçek hak sahipliği iddiasını destekleyen delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle YİDK kararının yalnızca bu hizmetler yönünden iptaline karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5317, K. 2025/3269, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama