KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5367 E., 2025/3288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/914 Esas, 2024/1018 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/192 E., 2022/99 K.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketin 2020/05221-1 numaralı tasarımlarının tescil başvurusuna karşı itirazda bulunduğunu ve itiraza gerekçe olarak 2017/08891-11 sıra numaralı tasarımın gösterildiğini, itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin 1970 yılından bu yana sektörde ticari faaliyetlerde bulunarak onlarca marka ve tasarım tesciline sahip olduğunu, müvekkilinin 2017/08891-11 sıra numaralı tescilli tasarımlarının varlığı nedeniyle davalı tasarımının,
tasarımların tescil edilebilmesi için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) hükümleri uyarınca aranan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığını, müvekkilinin mesnet tasarımının başvuru tarihi 29.12.2017 olup yaklaşık 4 yıldır kullanmakta olduğu tasarımlar ile birebir aynı tasarımların davalı tarafından tescil başvurusuna konu edilmesinin kötüniyetli olduğunu, davalının “PORSELEN TENCERE” tasarımı ile müvekkilinin “çorbalık” tasarımlarının genel formu, kapak ve kulp kısımlarının formunun aynı olduğunu ileri sürerek 2021/T-287 sayılı YİDK kararının iptalini,
2020/05221-1 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu “porselen tencere” ürünü ile davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen 2017 08891/11 sıra numaralı tasarım arasında küçük farklılıklardan daha çok farklılıkların bulunduğunu, söz konusu tasarımın gövde, kulp ve tutamaklarındaki farklılıkların, tasarımı bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle farklı kılmaya yeterli olduğunu, bu nedenle YİDK tarafından itiraza konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu kanaatine ulaştığını ve kararın tamamen hukuka uygun olduğunu, dava dilekçesinde tasarım başvurusunun kötüniyetli olduğunun iddia edildiğini ancak bu hususu ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait 2020/05221 sayılı endüstriyel tasarımın müvekkili şirketin tasarımcıları tarafından SMK’nın 56. maddesine uygun biçimde yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olarak tasarlandığını ve tescil edildiğini, müvekkilinin 2020/05221 sayılı tasarımı ile davacı yana ait 2017/08891 sayılı tasarımın davacı iddialarının aksine tamamen farklı olduğunu, her iki tasarımın gövde, kulp ve tutamaç bakımından birbirlerinden farklı olduğunu,
anılan özelliklerdeki farklılıklar ve müvekkilinin tasarımındaki seçenek özgürlüğü de dikkate alındığında tasarımların birbirlerinden rahatlıkla ayırt edilebildiğini, farklılıkların küçük değil, özgünlük seviyesinde olduğunu, müvekkilinin tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı algı ve izlenim oluşturarak ayırt edici niteliğe kavuştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tasarımların “porselen tencere” ve/veya “çorbalık” tasarımları olduğu, bu ürünlerde bütün olarak farklı tasarımlara ulaşılmasının mümkün bulunduğu, “porselen tencere” ve/veya “çorbalık” ürünlerinde seçenek özgürlüğünün kapsamının geniş olduğu, dava konusu tasarımların “porselen tencere” ve/veya “çorbalık” tasarımı olup, bu ürünleri satın almış olan kişilerin ve/veya almak niyetiyle araştırma yapan kişilerin bilgilenmiş kullanıcı olduğu,
mutlak yenilik anlamında başvuru tarihi itibariyle davalıya ait 2020/05221-1 sıra numaralı tasarımı ile kıyaslanabilecek benzerlikte ürüne rastlanmadığı, dava konusu 2020/05221-1 sıra numaralı “Porselen Tencere” ile davacının dayanak gösterdiği 2017/08891-11 sıra numaralı “Çorbalık” tasarımı karşılaştırıldığında davalının 2020/05221-1 sıra numaralı dava konusu tasarımının, 2017/08891-11 sıra numaralı davacı tasarım tescili karşısında bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yeni ve ayırt edici olduğu,
dava konusu tasarımlarla mutlak yenilik incelemesi kapsamında tespit edilen tasarımlar karşılaştırıldığında, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini ortadan kaldıran herhangi tarih bilgisi içerir dokümana ulaşılamadığı, 2020/05221-1 numaralı tasarımın 2017/08891-11 numaralı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı, 2021/T-287 numaralı YİDK kararının ve dava konusu tasarımların iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali ve diğer davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5367, K. 2025/3288, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama