KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5368 E., 2025/3460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/874 Esas, 2024/1090 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/153 E., 2022/92 K.
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde 2019/119793 sayılı ve "mi Think" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2013/77495, 2019/47012, 2018/78718, 2018/107025, 2018/115424, 2019/56668, 2019/51407, 2019/51406, 2019/45341 sayılı ve "mi", "mi gaming box", "mi mix", "mi cloud", "mi credit", "mipay", "mi finance", "mi wallet", "mi" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini,
bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme talebinin ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-2077 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa “Mithink” ibaresinin Türkçe okunuşunda (miting) bir kelime oyunu da içeren (gösteri-yürüyüş) anlamıyla kullanıldığını, gerek vokal olarak gerek anlam olarak gerekse kullanılan şekil ve renkler olarak itirazda listelenen hiçbir markayla en ufak bir benzerlik taşımadığını, tanınmışlık kriterlerinin somut olayda meydana gelmediğini ileri sürerek YİDK'in 2021-M-2077 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; tüm dünyaca bilinen bir teknoloji şirketi olan müvekkilinin "xiaomi" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin “xiaomi”, “mi”, “miui” ibareli markalarını pek çok ülkede tescil ettirdiğini, müvekkili markalarının hemen her ülkede tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilin dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi olduğunu, davalının "mi” ve “xiaomi” markaları açısından eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarından haberdar olduğunu, bizzat müvekkili ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini,
müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının müvekkili markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının 09. sınıftaki bir kısım emtialar açısından aynı, aynı tür ya da benzer mahiyetteki elektrikli – elektronik ya teknolojik malları kapsadıkları, keza yine 35. sınıftaki hizmetlerde de taraf markalarının kapsamları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, bahsi geçen mal ve hizmetler açısından taraf markalarının arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bununla birlikte başvuruda 09. sınıfta yer alan bir kısım emtia bakımından, taraf markalarının kapsamları itibariyle herhangi bir benzerlik ilişkisi kurulamadığı,
ancak davalı şirket markalarının tanınmışlığı gözönüne alındığında benzer görülmeyen “Koruyucu giysiler, koruma ve ... kurtarma amaçlı donanımlar. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil Dekoratif mıknatıslar.
Metronomlar.” malları üzerinde dava konusu markayı gördüğünde, bu markayı taşıyan ürünlerin de davalıya ait olduğunu düşünebileceği, dava konusu markada “mi” ibaresinin turuncu renkte bir logoda kullanılmış olunmasının da bu kullanımın davalı taraf fiili kullanımlarında, mağazalarda mevcut bir kullanımı biçimi olduğu görüldüğünden, tüketicinin dava konusu markanın, davalı markalarından esinlenilerek yaratıldığı yönünde bir algı edinebileceği, bu tür markaların tesciline izin verilmesinin zaman içerisinde orijinal markanın ayırt ediciliğinin giderek zayıflama,
benzer ticari isimler taşıyan çok sayıda işletmenin ilgili piyasada var olması sonucunu meydana getirebileceği, bu nedenlerle davalı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığı görülen öğeler içerir şekilde oluşturulmuş dava konusu markanın, farklı şekillerde meydana getirilmesi de mümkünken davalı markaları ile benzer şekilde oluşturulmuş olmasından kaynaklı olarak somut olayda gerek benzerliği tespit olunan 09. sınıf emtialar gerekse de farklı görülen 09. sınıf emtiaların tamamı bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmü koşullarının oluşması sonucunu doğurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5368, K. 2025/3460, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama