KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5369 E., 2025/3313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/691 Esas, 2024/872 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/113 E., 2021/427 K.
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019/55865 sayılı ve "hemen hemen al kolay al, hemen sat kolay sat" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... hemen al, taksitle öde" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/56592 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen kabulü ile marka başvurusunun 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri kapsamında bir kısım ürünler bakımından,
36 ve 37. sınıfta kayıtlı tüm mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini, davalı şirketin Markalar Dairesi kararına karşı itirazı üzerine, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa müvekkilinin, itiraza ve davaya dayanak markalarının tümünde "hemen" ibaresinin markaların diğer tüm unsurlarından ayrılarak büyük harflerle ya da farklı renklerle yazılarak kullanıldığını, markaların tüketici tarafından ilk anda dikkat çeken ve algılanan tek unsurun "hemen" ibaresi olduğunu,
davalı şirkete ait başvuru konusu markanın da "..." ibaresinden oluştuğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında fonetik ve görsel benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının hem içerdikleri işaret ve unsurlar bakımından hem de ilgili oldukları bu mal ve hizmetler bakımından ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik taşıdığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde davalı şirkete ait marka başvurusunun reddedilmesi gerektiğini,
SMK'nın 6/9 hükmü çerçevesinde bir başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-909 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/56592 başvuru numaralı "... hemen al, taksitle öde" ibareli markanın 12, 35, 36, 37. sınıflardaki tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait “hemen” ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, tüketicinin bu ibareye sürekli maruz kaldığından bu ibareyi her duyduğunda veya gördüğünde belirli bir firma ile ilişkilendirme yoluna gitmeyeceğini, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer işaretler olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasına eklenen “oto” kelimesi ve şekil dikkate alındığında markaların şekil unsuru, yazı tipi, ibareler ve renkleri ile birbirinden bütünüyle farklı olduğunu, “hemen” kelimesinin hiçbir firma, kişi veya kurumun tekeline verilemeyeceğini, herkesçe bilindiği üzere “hemen” ibaresinin günlük hayatı her alanında sıkça kullanılan, çok basit, olağan ve hiçbir iş, ürün mal veya hizmet ile bağdaştırılması mümkün olmayan, ayırt ediciliğinin bulunduğundan bahsedilemeyecek bir kelime olduğunu, herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olan “hemen” kelimesine eklenen ibareler ile marka adının ayırt ediciliği ve belirleyiciliğinin sağlanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait başvuru markası standart karekterle yazılmış "... hemen al, taksitle öde"" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "hemen hemen al kolay al, hemen sat kolay" ibarelerinden oluştuğu, her ne kadar dava konusu marka, davacı markasının esas unsuru konumundaki “Hemen” ibaresini içerse de, davacı markasının tüketici algısında bütüncül olarak kavramsal, işitsel ve görsel olarak “...” ibaresi olduğu, bunun yanı sıra markaların tertip tarzlarının farklılık taşıdığı,
bu farklılıkların görsel, işitsel, görsel ve kavramsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, dolayısıyla işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı, davacının “hemen” ibareli tescilli markalarının zayıf markalar olması nedeniyle üçüncü kişilerin markaları ile normal koşullarda iltibas ihtimali olsa dahi, üçüncü kişilerin bu kullanımlarına katlanmak durumunda olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı,
davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "... hemen al, taksitle öde" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "hemen hemen al kolay al, hemen sat kolay sat" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında HEMEN ibaresi ortak olarak bulunsa da markaların tertip tarzlarının farklı olduğu, ayrıca davacının “hemen” ibareli tescilli markalarının zayıf marka olduğu,
anlamı itibarıyla üzerinde kullanılacağı hizmetler bakımından ele alındığında, herkesin kullanabileceği türden, tüketicilerin her sektörde maruz kaldıkları, orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğu, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, uyuşmazlık, davalının "... hemen al, taksitle öde" ibareli başvurusu ile davacının "hemen hemen al kolay al, hemen sat kolay sat" ibareli itiraza mesnet markası arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırma tehlikesi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalı başvurusu "... hemen al, taksitle öde" ibaresinden itiraza mesnet davacı markaları ise "hemen hemen al kolay al, hemen sat kolay sat" ibarelerin oluşmaktadır. Taraf markaları kelime markası olup karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve yazılış bakımından benzer bulunduklarından ve baskın unsurları ''hemen'' ibaresi olduğundan mal ve hizmetler yönünden hitap edilen tüketici kesimi bakımından karıştırılma tehlikesine neden olacaktır. Hal böyle olunca işaretler benzer kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARŞIOY
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına vardığımdan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5369, K. 2025/3313, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama