KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5547 E., 2025/4402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/737 Esas, 2024/647 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1205 E., 2019/227 K.
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın yasal takip borçlusu davalı ... Demir Çelik Pazarlama Ltd.
Şti.’den olan alacaklarının, bu şirketin devamı olarak kurulan ve fiilen birleşme esaslarına tabi olan diğer davalı ...’nden tahsil edilebileceğini ileri sürerek her iki firma arasındaki ilişkinin tespiti ile alacağının bu davalıdan tahsiline, diğer borçlu ...’nın ise yöneticiliğini yaptığı bu firmanın esasen %50 oranında hissedarı olduğunun tespiti ile bu borçludan olan alacağının da ...’nın ...’nden olan alacaklarından ve şirketin %50 hissesi üzerinden tahsiline,
dava sürecinde şirket hisselerinin el değiştirmesi ve mal varlıklarını azaltması ihtimali yüksek bulunduğundan davalı ...’nden alacağı oranında şirket malvarlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini, müvekkili bankanın borçlusu... Pazarlama Ltd. Şti. ile organik bağ içerisinde olan ve onun devamı niteliğinde ve yine banka borçlusu ...’nın gizli ortağı ve yöneticisi olduğu ...’nin... Pazarlama Ltd.
Şti. ve ...’nın borçlarından sorumlu olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL alacağın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalı firmadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde; ortak çalışanın tek başına muvazaa olgusunu ve organik bağı kanıtlayacağı iddiasının anayasal çalışma hakkına aykırı olup davanın temelden yoksun olduğunu, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını savunarak davanın müvekkili şirket bakımından reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... Demir Çelik Pazarlama Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalı .......'nin diğer davalı ... Demir Çelik Pazarlama Ltd.
Şti.'nin kullanmış olduğu ve diğer davalı ...'nın kefil sıfatıyla şahsen teminat altına girdiği borçtan sorumlu tutulabilmesi için tüzel kişiliği bulunan her iki davalı arasında özdeşlik bulunması gerektiği, pay sahipliği diğer bir deyimle ortaklık yapısı itibariyle böyle bir özdeşlik bulunmadığı, hileli ve usulsüz işlemlerle kredi borçlusunun mal varlığının kısmen veya tamamen diğer davalı şirkete aktarılmış olduğu, içinin boşaltılmış olduğu ve haksız kazanç elde edilmiş olduğu iddiaları kanıtlanamadığı gibi ayrılık ilkesinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği,
davalı .......'nin ayrı ve bağımsız bir mal varlığının bulunduğu, ayrı bir ortaklık yapısı ve yönetiminin bulunduğu, fiili veya organik olarak diğer davalılar ile irtibatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ileri sürülen işlemlerin muvazaalı olduğu ve mal varlığının kaçırılması iddialarının ispatlanamadığı ve soyut olduğu, bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle tahsili ile borçlu gerçek kişinin tahsil talep edilen şirketin hissedarı olduğunu tespiti istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5547, K. 2025/4402, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama