KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5608 E., 2025/4305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/977 Esas-2024/1109 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/390 E. - 2022/28 K.
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, tüketim ürünleri alanında, 70 yılı aşkın süredir öncü ürün ve kategorilerde tüketicilerin ihtiyaçlarını karşıladığını, çok sayıda ... ibareli markası bulunduğunu, markalarının tanınmış marka olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/... sayılı “uni ...” ibaresinin 25. sınıfta yer alan emtia üzerinde tecili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazının markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini,
başvuruya konu “uni ...” ibaresinin müvekkiline ait “uni ...”, ”uni ... ...”, “uni ...”, “uni ... ...-5x”,”uni ... pure touch”, “uni ... quick dry”, “uni ... ...” ibareli diğer birçok markası ile markanın esaslı unsuru yönünden birebir aynılık içerdiğini, bu hususun iltibas oluşmasına sebebiyet verebileceğini, davalı gerçek kişinin tescil başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararların usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; markaların benzer olmadığını, farklı sınıflarda olduğunu, müvekkilinin bu markayla uzun zamandır üretim yaptığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkilinin 2018/... sayılı marka nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin “uni ...+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacıya ait “... ... öğren +şekil” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
her iki markada uni ... ibarelerinin belirgin olarak öne çıktığı, diğer yönden davalın başvurusunu yaptığı 25. sınıftaki mallar ile davacıya ait markanın kapsamındaki 25. sınıftaki malların satışına ilişkin 35. sınıftaki hizmetler açısından taraf markaları arasında ilişkili ve bağlantılı mallar/ hizmetler olduğu, taraf markaları arasında bu mallarda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğu, SMK'nın 6/5 hükmündeki şartların bulunmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı,
davalı vekili 2018/... sayılı marka nedeniyle müvekkilinin kazanılmış hakkı olduğunu ileri sürmüş ise de, bu markanın yeni tarihli olduğu, tescilinden sonra ihtilafsız en az 5 yıllık süre geçmediği, müktesep hak koşulunu da sağlamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2020-M-7737 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı gerçek kişi ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5608, K. 2025/4305, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama