KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5680 E., 2025/3839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1130 Esas, 2024/1307 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/354 E., 2021/277 K.
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 9,35 ve 37. sınıflardaki 2018/86496 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, mesnet markaların görsel olarak başvuru markasına benzemediğini, "..." ibaresinin yer, yön , nokta, konum belirttiğini, pek çok mal ve hizmet için tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin başvurusunun reddine dair davalı Kurum kararının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların genel görünümleri itibariyle bir bütün olarak bakıldığında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan birebir aynılığa dek varan benzerliğe sahip olduklarını, gerek başvuru markasında, gerekse redde mesnet markada baskın unsurun “...” ibaresi olduğunu, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların bulunmadığını, başvuru markasının redde mesnet işaretin bir başka biçimi veya serisi yahut uzantısı olarak algılanmasına yol açacağını, başvuru markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin redde mesnet marka/markaların kapsamında bulunan mal/hizmetlerle aynı/benzer nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın markasının yazı stilinin müvekkilinin seri markalarının yazı stili ile neredeyse tamamen aynı olduğunu, başvuru markası kapsamındaki sınıflar ile itiraza mesnet markaların da aynı sınıfları içerdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında çekişme konusu 09. sınıf, 35 ve 37. sınıf mal ve hizmet sınıflarının tamamı bakımından benzerlik bulunduğu, taraf markaları ve işaretleri arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali olacağı, ilgili tüketicinin markadaki baskın unsur olan ... ibaresine yoğunlaşacağı, markadaki “O” harfindeki şekil unsuru ve “win” ibaresinin markaya yeteri düzeyde ayırt edicilik sağlayarak markayı farklılaştıramadığı, tam tersi “o” harfindeki stilize hareketin, davacı markalarını andırdığı,
taraf markalarını gören tüketicinin başvuru markasını davalının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi, hizmeti sanabileceği, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebileceğini, dolayısıyla taraf marka işaretleri arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede birbiri ile ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu davalı markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK karar iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5680, K. 2025/3839, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama