KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6173 E., 2025/3959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2090 Esas, 2024/1215 Karar
- Hüküm
- Esastan ret; davanın kısmen kabulü
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının toptan satış ve pazarlamasını yaptığı aletlerin satışıyla ilgili davalıyla satış ve distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında davalıya ürünlerin fatura karşılığında teslim edildiğini, itiraz edilmeyen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya yönelik takibe girişildiğini, davalının takibe itirazında ve arabuluculuk görüşmelerinde dayandığı ödemelerin halihazırda alacaklarından mahsup edilmiş ve kalan tutar üzerinden takibe girişilmiş olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında, distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını, anlaşma akabinde yıllık ticari hacim taahhüdü verildiğini, müvekkili tarafından davacının kotasının doldurmasına yardımcı olmak amacıyla en yüklü siparişin geçildiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğini, taahhüt ve kotaya dayalı bir ticari ilişkide toptan kesilen ve parça parça tedariği sağlanan faturaların ticari defterlere işlenmiş olmasının ve faturalara itiraz edilmemiş olmasının davacının malları teslim ettiğine ilişkin ispat yükünü tersine çevirmeyeceğini,
taraflar arasındaki ticari süreçte teslimatı yapılmış olup, ödemesi gönderilmeyen ürünün bulunmadığını, davacının, teslim etmediği malların karşılığı olan bedeli icra takibine konu ettiğini savunarak davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan bilirkişi raporundan dava ve takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yalnız davacı defterlerinde kayıtlı 285,27 euro tutarlı havalenin davalı defterlerine yer almadığı, davalının kendi defterlerinde göre davacıya 244.756,33 euro borçlu göründüğü, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 244.502,84 euro alacaklı göründüğü, ihtara rağmen davalı vekilince süresinde yemin delili ile ilgili beyanda bulunulmadığı, davalının, yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği,
alacağın likit ve itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına vaki itirazının 244.502,84 euro asıl alacak yönünden iptali ile takibin 244.502,84 euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacağın %20'si oranında 519.866,82 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6173, K. 2025/3959, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama