KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6174 E., 2025/4169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/939 Esas, 2024/861 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'da yerleşik bir iletişim teknolojisi şirketi olduğunu ve 2011 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ''....'' markası altında bulut tabanlı eşler arası yazılım platformu aracılığıyla görüntülü telefon ve çevrimiçi sohbet hizmetleri sağlandığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 28.05.2020 tarih ve 2020/.... sayılı marka başvurusunun davalı adına tescilli 2014/.... sayılı ''...'' ibareli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini,
davalı markasının 42. sınıftaki “Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitesi tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi,
internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık ve kiralanması hizmetleri” bakımından son beş yıldır ciddi ve kesintisiz bir şekilde kullanıma konu edilmemesine rağmen bu markanın varlığı sebebiyle müvekkilinin 2020/...sayılı başvurusunu anılan hizmetler yönünden tescil ettiremediğini, dava konusu markanın fiilen 06.07.2015 tarihinde tescil edildiğini ve dava konusu edilen 42. sınıf hizmetler bakımından son beş yıl içinde ciddi ve kesintisiz bir şekilde kullanılmadığını, bu nedenle markanın kullanmama nedeniyle iptali gerektiğini,
bu hususa ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu ileri sürerek davalının 2014/.... sayılı ''...'' ibareli markasının 42. sınıfta yer alan “Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık ve kiralanması hizmetleri” bakımından kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu ''...'' markasının müvekkilinin kullanımında olduğunu, anılan kullanıma dair belgelerin sunulduğunu, yaklaşık 15 yıldır müvekkil adına tescilli olan markanın tüm sınıflarda ve özellikle bilgisayar hizmetleri ve web tasarım hizmetleri alanında dava tarihinden geriye dönük 5 yıl içinde etkin ve yoğun bir biçimde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama nedenine dayalı iptal davalarından ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğu, davalı tarafın kullanımının olup olmadığının tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan ve kabul gören 30.11.2022 ve 13.02.2023 tarihli heyet raporlarından, davalı adına tescilli 2014/... sayılı markasının 42. sınıfta yer alan hizmetler yönünden davalı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi kapsamında kullanıldığının ispat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama nedenine dayalı iptal davalarının markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde ciddi bir kullanmanın söz konusu olmaması halinde, 5 yıllık sürenin dolmasından sonra açılabileceği, kullanımın ispatı bakımından dikkate alınacak 5 yıllık sürenin dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık dönemi kapsayacağı, markanın ciddi bir biçimde kullanıldığının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, Mahkemece benimsenen bilirkişi raporları uyarınca davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedenine dayalı kısmen iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6174, K. 2025/4169, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama