KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6224 E., 2025/4005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1282 Esas, 2024/1463 Karar
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/09700 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile başvurunun reddedildiğini, davalı Kurum tarafından redde dayanak gösterilen 2016/21892 tescil numaralı “...” ve 2014/65835 tescil numaralı “... nucleo 4d” ibareli markalar ile dava konusu başvuru arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda yer alan ".../..." ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğunu, sektörel anlamda yaygın olarak kullanıldığını,
müvekkili başvurusunda yer alan malların spesifik olarak hazırlandığını ve tamamen müvekkili şirket faaliyetleri ile sınırlı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve 2019/09700 başvuru numaralı ".." ibareli markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında yüksek düzeyde işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik olduğunu ve bütünsel olarak bıraktığı izlenim itibariyle markaların karıştırılma olasılıklarının bulunduğunu, markaların kapsadığı malların da aynı/aynı tür/benzer nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait redde dayanak markaların, başvuruya konu markadan yıllar önce tescil edildiğini, ayırt ediciliği yüksek markalar olduğunu, davalı yanın iddialarının aksine “nova” sözcüğünün herhangi bir mal veya hizmet sektörüne ilişkin olmadığını, marka işaretleri benzer olduğu gibi başvurunun tescil edilmek istendiği sınıfın da müvekkili markaları ile aynılık içerdiğini, bu nedenle ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvuruya konu markanın, müvekkili şirkete ait markalara bu şekilde yaklaştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2019/09700 sayılı "..." ibareli davacı ... başvurusu ile ".." ibareli davalı markalarının benzer olduğu, çekişmeli tüm mallar bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer mallardan oluştuğu ve markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ".." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu malların redde mesnet markalar kapsamında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6224, K. 2025/4005, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama