KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6261 E., 2025/3958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3070 Esas, 2024/1573 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 03.04.2007 tarihli işletme devir sözleşmesi kapsamında, işletmenin üzerindeki demirbaşlarla devredilerek davalıya işletme hakkı verildiğini, ancak davalının kira bedelini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin fesih edildiğini, akabinde icra yoluyla davalının işletmeden tahliyesinin gerçekleştirildiğini, akdedilen sözleşme maddelerine göre, davalının sözleşme ile devraldığı tüm demirbaş ve malzemeleri aynı şekilde devretmesi gerekirken eksik ve hasarlı olarak devrettiğini, bu durumun değişik iş dosyasında alınan kök ve ek raporlarla tespit edildiğini,
zararlar tespit dosyasında alınan kök ve ek raporlarla tespit edilse de, zarar miktarının bu raporlarla tespit edilemediğini ileri sürerek, tahliye tarihi itibarıyla tesisteki tüm demirbaşların hasar, zarar ve ziyanını tespitini, tespit edilecek alacağın şimdilik 200,000,00 TL'sinin tahliye tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini toplamda 11.880.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işletme hakkı devir sözleşmesinin adi bir kira sözleşmesi olmadığını, davacının kendi edimini yerine getirmeden davalıdan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğini, fesih sebeplerinin geçerli sebebe dayanmadığını, atıl olan tesisin davalı tarafından masraf yapılarak işler hale getirildiğini, tespit raporlarında da teçhizatın teslim edildiği tarihte çalışmadığının belirlendiğini, bu nedenle zarar miktarının hesaplanamadığını, teslim edilen işletmenin metruk ve ekonomik ömrünü tamamlamış şekilde davalıya devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında bağıtlanan işletme devir sözleşmesinin 5. maddesinin, sözleşmenin feshi durumunda, tesisin sözleşme tarihinde olduğu gibi değil, fesih tarihinde mevcut durumu ile iadesinin öngörülüp kararlaştırıldığı şeklinde yorumlandığı, davacının sözleşme hükümleri gereğince zarar talebinde bulunamayacağının anlaşıldığı, kaldı ki, tesisin ilk teslim tarihindeki durumunun ibraz edilen belgeler ve alınan bilirkişi raporları ile tam olarak tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle tesisin tahliye tarihindeki farklılıklarının da tespit edilemeyeceğinin sabit olduğu,
davacının iddia ettiği zararın varlığı, zararın miktarı ve bu zarar ile davalı tarafın işletme faaliyeti arasında illiyet bağının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında yapılan "... Tesisleri"nin işletme devir sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kullanım hakkı davalıya teslim edilen taşınır ve taşınmazlarda meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6261, K. 2025/3958, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama