KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6404 E., 2025/4559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/124 Esas, 2024/1487 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/366 E., 2021/1150 K.
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından alacaklı sıfatı ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalının müvekkilini itfa gerekçesi ile ibra etiğini ve fakat davalının kötüniyetli olarak takibi yenilediğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle, davacı borçlu ...'in ibra iddiâsını ispat için senet ibraz edemediğini, davacının ödemenin ispatı olarak sunduğu ibranamenin başka bir icra dosyasına ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo vasfı kalmayan senede dayalı takip yapıldığından ispat külfetinin davalı yanda bulunduğu, davacı tarafça, itfa iddiası yönünden, imzası davalı tarafça inkar olunmayan ibranameye dayanıldığı, her ne kadar davalı tarafça icra dairesi ve dosya numarası uyuşmadığından, ibranamenin davaya konu takibe ilişkin olmadığı ileri sürülmekte ise de taraflar arasında, uyuşmazlık konusu takipten başkaca bir takibin bulunmadığı, anılan ibranamenin neden verildiğine dair hiçbir açıklama yapılamadığı,
bu suretle itfa iddiasına dayanak yapılan ibranamenin, davaya konu takibe ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72/5. maddesinin lafzî yorumundan hareketle tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %20 oranında hesap edilen kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/1 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6404, K. 2025/4559, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama