KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6526 E., 2025/4505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/542 Esas, 2024/1544 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/395 E., 2022/867 K.
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının, davaya konu senetleri teminat senedi olarak davalıya verdiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, iki adet senedin İstanbul Anadolu Adliyesi 23. İcra Dairesi'nin 2018/13632 E. sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasında borcu bulunmadığının tespitine, icra takibini açmakta kötüniyetli olan davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasında hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının takip konusu senetlerdeki imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, senetleri ödediğine dair herhangi bir iddiada bulunmadığını, ileri sürülen iddiaların yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacı tarafa ait olduğu, davacının takibe konu bonolardaki imzaları inkar etmediği, senet sebepten mücerret olduğundan, senetlerin teminat senedi olduklarına dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, bilirkişi raporlarında davalı alacaklının davacı borçluya toplam 1.325.670,62 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, buna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına dair davacı iddiasının da gerçeğe uygun olmadığı, ispat yükü kendisine ait olan davacının senede karşı borçlu olmadığı iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6526, K. 2025/4505, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama