KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6735 E., 2025/4770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/295 Esas, 2024/1641 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2020/170 E., 2021/272 K.
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçılarından ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın dava konusu senedi kötü niyetle icraya koyduğunu, hile ile elde ettiğini, kendi beyanı ile senedin teminat senedi olarak verildiğini Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 E. sayılı dosyasında ikrar ettiğini, bu dosyaya senedin boş olarak sunulduğunu, takibe konulurken de gerçeğe aykırı biçimde doldurulduğunu, senedin üzerindeki pulların 30 yıllık olduğunu ileri sürerek takibin ve senedin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senetin teminat senedi olduğu iddiasının doğrudan senet metnine dayanmamakta olduğunu, senet üzerindeki pulların 30 yıllık olmasının senedin kambiyo senedi olma vasfına herhangi bir etkisinin olmayacağını, ayrıca senedin üzerindeki pulun tarihinin, senedin tanzim edildiği veya düzenlendiği tarih olarak kabul edilemeyeceğini, yalnızca pulun başım tarihini göstericeğini, senedin zamanaşımına uğramamış olduğunu, davacı tarafın senet verildiğinde davalı alacaklının 15 yaşında olduğunu iddia etmekte olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu,
senedin vade tarihinin 15.01.2018 tarihi olduğunu ve 15.01.2021 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmakta olduğunu, bu tarihten evvel taraflarınca takibe geçildiğinden senedin zamanaşımına uğradığı iddialarının da tamamen yersiz olduğunu, davacının tüm iddialarını yazılı delille ispatlaması gerekmekte olup tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 E. sayılı dosyasındaki davalı ...'ın dava dilekçesindeki "senedin teminat olarak kendilerine verildiği" beyanına ikrar olarak dayandığını belirtmiş ise de, davacının bizzatihi kendisinin ileri sürmediği hatta kabul etmediği bir vakıaya yönelik olarak davalı tarafça yapılan ikrara dayanmasının mümkün olmadığı,
aksi takdirde dayanmadığı ve hatta kabul etmediği bir iddiadan davacı taraf lehine hukuki sonuç çıkarmış olacağı, ayrıca menfi tespit davası neticesinde verilen bir hükmün hakkın esasına ilişkin olduğu, senedin teminat senedi olduğu veyahut mücerret bir senet olduğu yönündeki tüm iddiaların işbu yargılamada sunulan deliller dikkate alınarak değerlendirileceği, teminat senedi iddiası ispatlanır veya taraflar arasında bu husus çekişmesiz nitelikte olur ise, senedin neyin teminatı olduğu dikkate alınarak davalının zararını ispatlaması gerekeceği, yani teminat senedi iddiasının tek başına senedi bedelsiz hale getirecek bir iddia olmadığı,
davalı tarafça teminat olarak senedin verildiği hukuki işlemden doğan zarar ortaya konulamadığı takdirde senedin bedelsiz kalacağı, senedin, teminat senedi olup olmadığı hususunda taraflar arasında bir çekişme olur ve davacı tarafça teminat senedi iddiası ispatlanmaz ise senedin mücerret nitelikte olduğunun kabulünün gerekeceği, senedin hile ile ele geçirildiği iddiası yönünden ise, davalı taraf Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 E. sayılı dosyasına sunduğu 16/04/2018 tarihli cevap dilekçesinde "senedin davalılarca nasıl edinildiğinin meçhul olduğunu" belirttiği,
yine aynı şekilde Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/425 E. sayılı dosyasına davacı vekili tarafından 07/08/2019 tarihinde sunulan dava dilekçesinde de "müvekkil bu boş olarak ele geçen senedi kime verdiğini hatırlamamaktadır" şeklinde ve Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/1291 soruşturma sayılı dosyasına sunulan 31/01/2020 havale tarihli davacı vekilinin şikayet dilekçesinde "bu senedin şüphelinin eline nasıl geçtiğini müvekkil bilmemektedir." şeklinde beyanlarda bulunulduğu,
dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçelerinde de senedin davacının elinden nasıl çıktığına ve davalının eline hile ile nasıl geçtiğine yönelik bir anlatımın mevcut olmadığı, davacı vekilinin yargılamanın 2. celsesinde hile iddiasına ilişkin olarak açıklamalar yaptığı, dava dosyası içerisinde bulunan tanık anlatımları incelendiğinde hiçbirinin dava konusu senedin içki masasında davacıya imzalatıldığı şeklinde somut görgüye dayalı olmadığı ve yorumlar içerdiğinin anlaşıldığı, davacının bizzat kendisinin bile senedin davalının eline nasıl geçtiği yönünde bir bilgisinin olmadığı,
davacının senedin alınma şekline ilişkin iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçelerinde tıpkı davaya dayanak olan yargılama dosyalarındaki gibi senedin davacının elinden nasıl çıktığına ve davalının eline hile ile nasıl geçtiğine yönelik bir anlatımın mevcut olmadığı, davacı vekilinin yargılamanın 2. celsesinde hile iddiasına ilişkin olarak açıklamalarda bulunduğu, tanık anlatımlarının da davacının ileri sürdüğü hususları içermediği, davacının bizzat kendisinin bile senedin davalının eline nasıl geçtiği yönünde bir bilgisinin bulunmadığı yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olduğu,
davacının senedin alınma şekline ilişkin iddiasının sübut bulması, senedin düzenlenme anına ilişkin yukarıda açıklandığı şekilde somut görgüye dayalı ifadelerle belirlenmesine bağlı olduğu, davacının senedin alınma şekline ilişkin iddialarının ispat edilemediği, üçüncü kişinin hile iddiasına dayalı olarak menfi tespit davasının açılamayacağı ve davacının dava konusu senetten dolayı borçsuzluğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, bir kısım davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibi ve ona dayanak bononun iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6735, K. 2025/4770, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama