KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1562 E., 2025/5243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/507 Esas, 2024/737 Karar
- Hüküm
- Davanın usulden reddi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı İran menşeli ... Şirketine ait aracın Tahran-İstanbul seferini yapmakta iken 10.07.2011 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davalıların murisi ...'in hayatını kaybettiğini, davalılar tarafından müvekkilinin, ... Şirketinin acentesi olduğu iddia edilerek kazaya karışan aracın işleteni ...
Şirketi'ne izafeten müvekkili Şirket ve aracın sürücüsü olan dava dışı ... aleyhine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/497 E., 2015/505 K. sayılı dosyasında açılan dava sonucunda manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, anılan kararın icra takibine konu edildiğini, icra takibinde müvekkili Şirketin İran menşeli şirketin temsilcisi sıfatıyla bulunmuş olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı bir şekilde şahsi mal varlığına haciz uygulandığını, iki aracı hakkında yakalama kararı alındığını, bu nedenle müvekkilinin maddi zarara uğradığı gibi ticari itibarının da zedelendiğini,
müvekkili aleyhine tesis edilen haciz işlemlerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/19061 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ... Şirketi ile davacı şirketin, İstanbul-Tahran arasında karayolu ile düzenli yolcu taşıma anlaşması imzaladığını, sözleşmenin 11. maddesine göre Türkiye topraklarında meydana gelecek kazalardan davacı şirketin sorumlu olduğunu, sözleşme incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin sadece bilet kesme işi olmadığının anlaşıldığını, tarafların üçüncü kişilere verdikleri zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, somut uyuşmalık bakımından davacı Şirketçe aynı hususun genel görevli mahkemede menfi tespit davasına konu yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1562, K. 2025/5243, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama