KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/162 E., 2025/4950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1335 D.İş, 2024/1345 Karar
- Hüküm
- Hakem heyeti kararının saklanmasına
- İtiraz hakem heyeti
- Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Sayısı
- 2024/İHK-62616
- Karar
- İtirazın kabulü ile kararın kaldırılarak pasif husumet yokluğundan reddine
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan hekimin kusurlu tıbbi uygulaması sebebiyle ....'ın vefat ettiğini, ....'ın vefatı sonucu müvekkilerinin uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararına ilişkin tazminattan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, bu zararın tazmini adına sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunduklarını ancak zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak başvuru dilekçesinde belirtmiş oldukları zarar kalemlerinden şimdilik 3.000,00 TL'nin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, söz konusu talebe ilişkin yargılama öncesi eksik başvuru yapıldığını, sigortalının kusuru bulunmadığını, başvurunun kabul edilmesi halinde, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin, tahakkuk eden vekâlet ücretinin 1/5'i olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24.06.2024 tarihli, K-2024/299600 sayılı kararı ile 21.03.2018 tarihinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kalan başvuru sahiplerinin uğradıkları zararın tazmini hususunda yasal düzenlemeler ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle başvuru sahiplerinin talebinin kabulü ile ... için 4.707,96 TL, ... Ac....un için 210.787,29 TL ve ...........için 159.78,93 TL olmak üzere toplam 375.276,18 TL tazminatın 23.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınıp başvuru sahiplerine verilmesine karar verilmiş, bu karara taraf vekilleri tarafından süresi içinde itiraz edilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran vekilince sigorta poliçesi sunulmadığı, davalı ... şirketince sunulan poliçenin 24.07.2022-24.07.2023 dönemi için düzenlendiği, riziko tarihinin ise 21.03.2018 tarihi olduğu, başvuran vekili ile sigorta vekiline riziko tarihine ilişkin poliçenin sunulması için süre verildiği, sigorta vekilince riziko tarihinde geçerli olan poliçenin sunulmadığı, başvuran tarafından gönderilen cevaplardan ve sunulan belgelerden riziko tarihi 21.03.2018 tarihi itibariyle davalı ... şirketince düzenlenen poliçe olmadığı, dava dışı sigorta şirketinin olduğu,
dolayısıyla davalının pasif husumetinin bulunmadığı, bu nedenle başvurunun pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle itiraza konu kararın kaldırılmasına, başvurunun pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/162, K. 2025/4950, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama