KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1632 E., 2025/6377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1332 Esas, 2025/107 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/270 E., 2021/357 K.
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına tescilli ''...'' ibareli markalar ile davalı gerçek kişi tarafından tescil ettirilmek istenen ''...'' markasının mal ve hizmet sınıfının aynı ve benzer olduğunu, dava konusu marka içinde yer alan ''...'' ibaresinin bir şehir ismi olup benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, davalının 2019/... sayılı ''... '' ibareli markasının, müvekkili nezdinde tescilli ve ayırt edicilik kazanmış ''...'' ibaresini doğrudan içerdiğini, müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ''...'' markasının zayıf bir ibare olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını,
davalının marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/9 hükmü uyarınca kötüniyetli başvuru olduğunu, müvekkilinin başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının 5. sınıfın 2. alt sınıfı yönünden, 29... . sınıfın tamamı, 35. sınıfın 29. 30. ve 32 sınıflara ilişkin emtiaları yönünden iptaline, tescili halinde dava konusu 2019/... sayılı markanın aynı mal ve hizmetler bakımından hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanamadığını, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını savunarak YİDK kararının iptali isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamında 35. sınıfta mağazacılık hizmetinin yer almadığı, bu nedenle davacının söz konusu hizmetler bakımından YİDK kararının iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı, ancak marka başvurusunda yer alan 5/2, 29... . sınıflardaki emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında mal ve hizmet benzerliği bulunduğu,
her iki markanın esas unsurlarının ''...'' ve ''...'' ibarelerinden oluşması nedeniyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme olasılığı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5/2, 29... . sınıflardaki emtialar bakımından YİDK kararının iptaline, 35. sınıfta yer aldığı iddia edilen hizmetler yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle istemin usulden reddine, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1632, K. 2025/6377, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama