KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1634 E., 2025/4585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/107 E., 2025/158 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/99 E., 2022/315 K.
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurum tarafından 2007 yılı Ekim, Kasım, Aralık dönemi ile 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan dönemi faturalarına ilişkin olarak davacının hakedişlerinden haksız şekilde kesinti yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu uyuşmazlığın çözümü için hasta ekspertiz ve klinik raporlarının dosyaya sunulması gerektiği, davacıya verilen kesin süreye rağmen belgelerin dosyaya sunulmadığı, davalı Kurumla yapılan yazışmalar neticesinde belgelere ulaşılamadığı, bu haliyle davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kesintileri hangi gerekçe ile yaptığına ilişkin kayıt bilgi ve belge tutmakla yükümlü olan davalı Kurum bu belgeleri Mahkemeye sunması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin kurduğu ara kararda ısrarcı olup, söz konusu belgeleri Kurumdan istemesi gerekirken bu yola gitmeyip yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca tahakkuk eden alacaktan davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğundan bahisle iadesi talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Açıklanan bu hüküm uyarınca, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan hasta ekspertiz ve klinik raporlarını verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1634, K. 2025/4585, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama