KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1634 E., 2025/6428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2103 Esas, 2025/206 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/361 E., 2022/126 K.
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan sabit telefon hizmeti (STH) kullanım hakkı yetki belgesine sahip bir ticari işletme olduğunu, davalılardan ... Telekomünikasyon A.Ş.'nin bir mobil iletişim sistemi işletmecisi, ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin ise müvekkili gibi başka bir STH işletmecisi olduğunu, davalılardan GSM işletmecisi ...
Telekomünikasyon A.Ş.'nin, müvekkilinin abonesine tahsis edilen bir takım numaralı sabit telefon hatlarına yapılan aramaları engellediğini, ortada herhangi bir kurum kararı veya mahkeme kararının olmadığını, müvekkilinin numaralarını kullanan abonelerin, kendi hatlarına ... GSM aboneleri tarafından erişim olmadığında gidip davalının sabit hatlarına abone olabildiğini, davalı ... Telekomünikasyonun, müvekkili ile sözleşme imzalamaktan kaçındığını ileri sürerek davalılardan ...
Telekomünikasyon A.Ş.'nin, müvekkiline tahsis olunan numaralarına erişim engelleri koyma eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemin men edilmesine ve eylemin sonucunun ortadan kaldırılarak tüm hatların ... mobil hat kullanıcılarına erişime açılmasına, davalının bu eylemi neticesinde davacının abonelerinin ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ne yönlenmesi nedeniyle bu eylemin davalı .... yönünden de haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı ...
Telekomünikasyon A.Ş.'nin davacıya e-posta ile hile nedeniyle ara bağlantı sözleşmesi yapılmayacağı şeklinde asılsız açıklama yapması, bu yolla karalayıcı beyanda bulunması, ara bağlantı sözleşmesin mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde imzalamamak veya uzatmaya çalışmak şeklindeki eyleminin haksız rekabet olarak tespitine, men'ine, her iki davalı yönünden 10.06.2020 tarihinde davacıya gönderilen ihtarnamenin içerdiği lüzumsuz karalayıcı beyanlar itibariyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalılardan ...
Telekomünikasyon A.Ş. 'nin internet sitelerinde veya sair araçlarla ilan etmiş olduğu sınırsız şekilde sabit telefon arayabilme şeklindeki reklamlarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davacı iddialarının maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketlerden ...
Telekomünikasyon A.Ş.'nin sektörün düzenleyici ve denetleyici kurumu olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile imzaladığı imtiyaz sözleşmeleri kapsamında, kamu hizmeti niteliğinde olan mobil haberleşme hizmeti sunmakla yükümlü bir işletmeci olduğunu, söz konusu yasal sorumluluk uyarınca, yapılan düzenli kontroller esnasında, müvekkili şirket şebekesinden davacı ...’ne ait hatlara doğru yapılan yoğun aramalarda olağan dışılık tespit edilmesi üzerine müvekkili şirket ilgili birimlerince söz konusu trafiğe ilişkin kapsamlı incelemeler başlatıldığını, bu incelemeler sonucunda, 01 Haziran 20 20...
Haziran 2020 tarihleri arasında, müvekkili şirket aboneleri tarafından, ...’ne ait, 21 farklı sabit hat numarasına, 52.759 dakika arama yapıldığının tespit edildiğini, gerekli hiçbir yasal izin alınmamasına rağmen, bu numaraları arayanlara çekiliş kazanma vaadi verilerek söz konusu aramalarda hatların açık tutulması halinde, her 10 dakikada bir çekiliş hakkı kazanıldığının beyan edildiğinin tespit edildiğini, bu suretle,
A telekomünikasyon şirketi müşterileri aldatılarak B telekomünikasyon şirketine ait hatlara doğru suni arama trafiği başlatıldığını ve bu suretle A telekomünikasyon şirketinin B telekomünikasyon şirketine çağrı sonlandırma ücreti ödemek zorunda kaldığını, söz konusu faaliyetlerin bizatihi olarak yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı eylemlerine ilişkin müvekkili şirketlerden ...
Telekomünikasyon A.Ş. tarafından davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin davacıya ara bağlantı anlaşmasının bir suretini gönderdiğini ve fakat bundan sonra davacı tarafça konuya ilişkin herhangi bir dönüş yapılmadığını, sözleşmenin davacı tarafça imzalanmadığını, müvekkili ... Telekomünikasyon A.Ş.'nin erişim engeli sonucunda davacının abonelerinin müvekkillerden ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye yönlenmesi sebebi ile bu eylemin müvekkillerden ...
Net İletişim Hizmetleri A.Ş. yönünden de haksız rekabet teşkil ettiği iddiasının yerinde olmadığını, davacı şirket ile dava dışı mobiltürk arasındaki fiili ve organik bağ bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalıya atfedilen arama engelleme eylemlerinin davacı rekabet kapasitesinde bir azalışa sebebiyet verdiği söylenebilse de, söz konusu eylemlerin mer’i mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklere istinaden ifa edilmesi sebebiyle davacı rekabet edebilirliğine haksız bir müdahale olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı ...
Telekomünikasyon A.Ş.'nin ara bağlantı sağlayan dava dışı diğer STH işletmecilerine davacı hakkında karalayıcı beyanlarda bulunduğu, hile yaptığı hakkında asılsız karalamalar ileri sürdüğü ve bu suretle STH piyasasında davacının itibarını düşürdüğü iddialarına yönelik somut delillerin dosya kapsamında tespit edilemediği,
davalılardan davacı tarafa gönderilen ihtarname vasıtasıyla haksız rekabet eyleminde bulunulduğu iddialarına yönelik olarak bunların kamuya alenen ilan edilmemiş olması ve muhatabın yüzüne karşı yapılması ya da resmi kurumlara başvuruda ifade edilmiş olması sebebiyle haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirkete tahsis olunan numaralara erişim engelleri koyma eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ve meni istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1634, K. 2025/6428, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama