KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1670 E., 2025/6399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1706 Esas, 2024/1931 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/6 E., 2021/49 K.
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/.... numaralı tasarımlarının, davalı şirketçe itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı “...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanıldığı kabul edilip bu durumun bir fikri mülkiyet hakkının izinsiz kullanımı olarak görülerek,
müvekkili tasarımlarının reddine karar verildiğini, müvekkilinin 2004/... sayılı “ ...” ibareli marka tescilinin bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 2004 yılından beri ... ve bitki çayları emtialarında tescilli ... ibaresini içerir markasının olduğunu, davalının redde gerekçe tutulan ... sayılı markasının ise “bisküvi” emtialarını kapsadığını, dolayısıyla Kurumun verdiği kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen emtialar bakımından öncelik hakkının bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin bu markasını uzun yıllardan beri kullandığını,
davalı adına tescilli söz konusu “...” markası ile davaya konu ambalaj deseni başlıklı tasarımın karşılaştırması yapıldığında da tasarımların yenilik ve ayırt edicilik anlamında birbirleri ile benzer olmadıklarını, davalı markasının şekil unsurundan bağımsız düşünülmemesi gerektiğini, müvekkili tasarımı bir bütün olarak ele alındığında kullanılan renk ve şekil unsurları açısından farklılaştığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuruya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1990 yılından bu yana “...” markalarının sahibi olduğunu, bu markanın tanınmış marka statüsünde bulunduğunu ve müvekkilinin lider markası olan “...” markası ile özdeşleştiğini, dava konusu tasarımın bir gıda ürününün ambalajı olduğunu, dava konusu tasarımda müvekkilinin tanınmış markası olan “...” markalarının aynen kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK tarafından verilen kısmi ret kararına gerekçe olan davalı yana ait önceki tarihli marka tescil görseli ile dava konusu tasarım başvurusunun bütünsel şekil itibarı ile birbirleri ile herhangi bir benzerlik taşımadıkları, tasarımlar arasında görsel anlamda ortak tek unsurun “...” ibaresi olduğu, ancak sözcük unsurundan ibaret bu ortaklığa bağlı olarak dava konusu tasarımların “yenilik” ve “ayırt edicilik” vasfını yitirdiğinin söylenemeyeceği, dava konusu çoklu tasarımların mutlak anlamda yeni olmadıklarını gösterir aksi yöndeki herhangi bir bulguya rastlanmadığı,
taraf markalarındaki ortak unsur olan “...” ibaresinin sağlıklı gıda ürünlerini ifade etmek adına sektör içerisinde yaygın kullanıldığı, dava konusu tasarımda “...” ibaresine “...” emtiası için hazırlanan bir ambalaj tasarımında yer verildiği, halk arasında zayıflama çayı olarak bilinen ... çaylarının da aslında birer bitki çayı olduğu,
markalar arasında iltibas tehlikesi oluşmayacağından, somut çoklu tasarımlar bakımından davalı şirkete ait tescili markanın yetkisiz kullanımından da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının davacı aleyhine olan kısmının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu tasarımların, davalı şirkete ait redde mesnet marka karşısında yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1670, K. 2025/6399, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama