KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1810 E., 2025/6582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/881 Esas, 2024/1635 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/201 E., 2021/501 K.
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu şirket ile imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığını ve kredi kartı tahsis edildiğini, kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ve ilâmsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, davalının şimdilik alacağın 500.000,00 TL'lik kısmına vaki itirazının iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı kefilin asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve kefaletin unsurlarının bulunduğu, davacı banka tarafından gönderilen ihtarname ile dava dışı şirket yönünden 03.09.2018 tarihinde temerrütün oluştuğu, davalı kefil yönünden ise takip tarihinde temerrütün gerçekleştiği, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin 10.5 maddesine göre cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, hesaplamanın bu tutarlar üzerinden yapıldığı,
asıl borçluya gönderilen ihtar sonuçsuz kaldığından, müteselsil kefil olan davalıya başvuru koşulunun gerçekleştiği, takipten sonra davadan önce yapılan tahsilat nedeniyle dava tarihi itibariyle hesaplamanın yapıldığı, icra takip talebinde 'işlemiş akdi faiz' talebinin bulunmadığı, alınan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda taksitli ticari krediden kaynaklanan alacak yönünden, 1.559.817,52 TL asıl alacak, 8.600,00 TL takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi, 430,00 TL BSMV, 268.457,64 TL takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi, 13.422,88 TL BSMV olmak üzere toplamda 1.850.728,46 TL talepte haklılık bulunduğu,
asıl alacağa yıllık %31,20 temerrüt faizi, %5 BSMV uygulanması gerektiği; ticari kredi kartından kaynaklanan alacak yönünden, 3.183,17 TL asıl alacak, 750,21 TL işlemiş faiz, 37,51 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplamda 3.970,89 TL talepte haklılık bulunduğu, asıl alacağa yıllık %30,22 temerrüt faizi, %5 BSMV uygulanması gerektiğinin hesaplandığı, bütün bu tespitlerin, dosyayla, bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, mer'i teminat mektubunun depo edilmesi talebi ile çek yükümlülük tutarının depo edilmesi talebi yönünden, kefilin sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede 'açık hüküm' bulunmadığının belirlendiği,
bu kalem alacaklar yönünden istemlerin reddedildiği, dava dilekçesindeki talep 500.000,00 TL için itirazın iptaline ilişkin olduğundan, nakdi alacak yönünden davanın kabulüne karar verildiği, nakdi alacak 'likit' olduğundan, davacının icra inkâr tazminatı talebinin yerinde görüldüğü, tam kabul nedeniyle davalı yönünden ücreti vekalet tayinine gerek görülmediği gerekçesiyle davalı hakkındaki nakdi alacağa ilişkin davanın kabulü ile,
davalının takip dosyasına vaki itirazının 500.000,00 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,20 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, hükmedilen nakdi alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayrinakdi alacağa ilişkin yasal koşulları bulunmayan depo talebi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, temerrüt faizi ve faizin oranına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1810, K. 2025/6582, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama