KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1811 E., 2025/6691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1212 Esas, 2024/1618 Karar
- Hüküm
- Hükmün kaldırılarak davanın esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/367 E., 2022/220 K.
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının özelleştirme yüksek kurulu kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, bu kapsamda düzenlenen 24.07.2016 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile davalı tarafından yürütülen elektrik dağıtım faaliyetlerinin davacıya devredildiğini, sözleşmenin 7.4 maddesi uyarınca dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş ve işlemlerin sorumluluğu davalıya ait olduğu gibi 7.6 maddesi uyarınca sözleşme imza tarihinden önceki her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun davalı üzerinde bulunduğunu,
devir sözleşmesi öncesinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı sebebiyle açılan istirdat davası kapsamında mahkeme kararı uyarınca tahsil edilen fazla tutarın üçüncü şahsa iadesine dair hüküm kurulması üzerine davacı tarafça kök istirdat davasında hükmedilen bedel, temyiz masraf ve harcı, karar düzeltme para cezası, karar düzeltme masraf ve harcı, onama harcına dair ödemeler yapıldığını, söz konusu ödemelere dayanak işlem tarihinin 2004 yılı olup bu tarihin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imza tarihinden önce olduğunu,
yapılan bu ödemelerden davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek her bir ödeme yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu ettiği talebin zamanaşımına uğradığını, rücu edilecek bir zararın bulunmadığını, rücuya dayanak olarak gösterilen ödemelerin yapıldığı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1101 E. sayılı dosyasında davaya konu edilen paranın davacı tarafından fazladan tahsil edilen bedele yönelik olarak dava dışı üçüncü kişiye iadesine dair hüküm kurulduğunu, rücu davasına konu mahkeme kararında belirtilen alacağın işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında davalı sorumluluğuna bırakılan alacaklar arasında yer almadığını,
kök davada davacı konumunda olan şahsın üçüncü kişi olarak kabul edilemeyip bu şahsın abone olduğunu, rücuya dayanak olarak gösterilen fazla ödemenin davacıya yapıldığını, iadesine karar verilen bedelin bu sebeple davacı kasasına girip, yine davacı tarafça ödendiğinden rücu istenemeyeceğini, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşecağini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sorumluluğunun bulunduğu dönem içerisinde 10.07.2004 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin olarak dava dışı üçüncü kişi ...Tekstil ve Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan dava sonucunda davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı kapsamında dava dışı üçüncü kişinin kısmen borçlu olmadığının tespitine ve fazladan ödenen bedelin iadesine karar verildiği,
iadesine hükmedilen bedelin ve mahkeme vekalet ücret ile yargılama giderlerinin başlatılan icra takibi sırasında menfi tespit ve istirdat davasını açan dava dışı üçüncü kişiye davacı tarafından ödendiği, mahkeme dosyası kapsamında yapılan ödemelerin de davacı tarafından yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1, 7.4 ve 7.6 maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun bulunduğu dönemde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ile ilgili olarak dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan dava nedeniyle yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğu,
menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin birinci davayı davacının iyi takip etmemesi, yani kusuru nedeniyle kaybettiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 380.361,94 TL alacağın, karar düzeltme harcı olarak ödenen 52,40 TL'sinin 06.06.2014 tarihinden, gider avansı olarak ödenen ve kullanılan 70,05 TL'sinin 06.06.2014 tarihinden, bakiye karar harcı olarak ödenen 6.063,30 TL'sinin 21.11.2016 tarihinden, gider avansı olarak ödenen ve kullanılan 2,45 TL'sinin 20.10.2018 tarihinden, temyiz yoluna başvurma harcı olarak ödenen 1.741,60 TL'sinin 20.10.2018 tarihinden,
onama harcı olarak ödenen 4.695,00 TL'sinin 23.02.2019 tarihinden, gider avansı olarak ödenen ve kullanılan 47,00 TL'sinin 25.02.2019 tarihinden, karar düzeltme harcı olarak ödenen 92,50 TL'sinin 25.02.2019 tarihinden, mahkeme ilamı gereğince ödenen 367.227,64 TL'sinin 25.03.2019 tarihinden, tashihi karar harcı para cezası olarak ödenen 370,00 TL'sinin 14.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaçak elektrik bedeli tahakkukundan ötürü dava dışı üçüncü kişi tarafından söz konusu ödemenin bir kısmını dağıtım bölgelerine, ağırlıklı kısmını ise dağıtım bölgelerinin şirket haline dönüşmesinden sonra davacı ... şirketine yaptığı, davacı şirketin gerek dağıtım bölgelerinin anonim şirkete dönüşmesinden önce tahsil edilen gerekse anonim şirket olarak kurulduktan sonra tahsil edilen tutarların Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye aktarıldığını iddia ve ispat etmediği,
ayrıca davacı şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra tahsil edilen tutarları zaten davalıya rucu da edemeyeceği, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, eş anlatımla davacı kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağladığı,
kesinleşen ilam ile üçüncü kişiden haksız olarak fazla tahsil edildiği karar altına alınan tutarın (fazla alınan iletim bedelinin) davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, diğer bir anlatımla iletim bedeli olarak fazla alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek paranın alacağı, bu durumda davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bedeli daha sonra mahkeme ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu,
haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1811, K. 2025/6691, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama